Kayıtlar

Mim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

SOBE

Resim
Kitap severliğine, iki yakışıklı oğluna rağmen kitap okuma hızına, okuduğu kitapları başkalarıyla paylaşma azmine hayranlık duyduğum Sevgili Meral beni sobelemiş. Konu tabii ki kitaplar... Kitap konusunda aklına gelenlerden birisi olduğum için gurur duydum, teşekkürler Meral. Elimden geldiğince cevap vermeye çalışacağım. 1. Şu an okumakta olduğunuz kitap nedir? Kısaca konusunu anlatır mısınız? İstanbul Sokakları 101 yazardan 100 sokak; her yazar kendi sokağını anlatarak okura İstanbul' u gezdiriyor. Benim gibi İstanbul' u en son çocukluğunda bırakmış biri için bile ilginç. Bir de İstanbul' da yaşayan ve İstanbul' u bilenler için kimbilir neler ifade eder. 2. En son aldığınız kitap? Bana: Kiralık Adam - Yazgülü Aldoğan Merve' ye: Ateşi Yakalamak - Suzanne Collins 3. Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğin iz hangisidir? Benim de Meral gibi okuduğum kitaplar arasında sevdiklerim çok. Ancak son dönem okuduklarımdan Elif Şafak' ın Aşk kitabını çok sevdim...

DÜNYAYI GÜZELLİK KURTARACAK

Resim
Sevgili Hanife " Çocuk İstismarını Durdurun " sloganlı bir mim için beni sobelemiş. Toplumumuzun, insanlığın sağlıklı devamı için çok önemli olduğuna inandığım böyle bir konuda bana da katılabilme şansı verdiği için Hanife ' ye teşekkür ediyorum. Doctus Bilgi Güvenliği Formlarının başlattığı bu mim dalgası ile Çocuk İstismarının Durdurulması konusuna dikkat çekilmesi amaçlanmış. Çocukluğumuzda yaşadıklarımızın bütün hayatımızı etkilediği artık bilinen bir gerçek. Ve bu en masum dönemi hiç de masumane olmayan olaylarla, acılarla, şiddetle yaşayan birçok çocuk var. Bir anne olarak çocuklarla ilgili bu tür acılı olayları okumaya bile tahammül edemiyorum. Ya bunlara maruz kalan çocuklar ne yapsın? Bu mimin konusu “ Çocukluğunuzdan hatırladığınız ilk şarkı ve şu anda dinlediğinizde hissettirdikleri ” olarak belirlenmiş. Çocukluğumdan hatırladığım ilk şarkı, türkü mü demeliyim yoksa? "Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar" türküsü. Dinlerken, kendimi o ailesinden a...

AŞURE, URLA MANZARALARI ve NEFESİMİ KESECEK ANLAR SOBESİ

Resim
İlk aşuremi geçen yıl hazırlamıştım. Bu yıl ikinci defa yapmış oldum. Tarifi detaylı vermeyeceğim. Çok güzel aşureler hazırladığınıza eminim. Ben sadece annemden öğrendiğim ve dikkat ettiğim birkaç noktayı paylaşacağım. - Buğdayı çok iyi ayıklayıp, birkaç defa yıkamak, - Buğdayı biraz kaynattıktan sonra 1 gece suda bekleterek kendi kendine patlamasını, kabarmasını sağlamak, - Buğdayın kabardığı ve beklediği bu suyu mutlaka dökmek, - Fasulye ve nohutu da 1 gece suda bekletip, ertesi gün ayrı ayrı pişirmek, - Kayısıyı, kuru üzümü ve inciri de yumuşayana kadar ayrı ayrı pişirmek, - İyice pişip özleşen buğdayın içine malzemeleri teker teker ekleyip karıştırmak, damak zevkine uygun ölçüde şeker eklemek ve inciri aşureyi karartmaması için sona bırakmak, işte ben tüm bunlara dikkat ederek pişirdim aşuremi. Perşembe gecesinden buğdayı, nohutu ve fasulyeyi suya koymuştum. Niyetim cuma akşamı aşuremi pişirmekti. Ama iş çıkışı bir arkadaşımızı ziyarete gidip biraz da geç dönünce cumartesi sabahın...

BLOGUN HAYATIMIZDAKİ YERİ...

Yüzyüze tanışma şansı yakaladığım blog arkadaşlarımdan Sevgili Nilay beni Blogun Hayatımızdaki Yeri oyununa davet etmiş. Böyle oyunları, mimleri seviyorum ve de Nilay'cığıma çok teşekkür ediyorum:) Eveett başlayalım; 1.Blog yazmaya ilk defa ne zaman başladım? Blog yazmaya 5 Eylül 2006 da başladım. 2005 yılının Mayıs ayında Hürriyet Gazetesinde Portakal Ağacı sitesi ve Sevgili Hatice ile ilgili okuduğum haber den sonra hem portakal ağacını hem de linklerini takip etmeye başladım. Ve bu dünya çok hoşuma gitti. Yemek blogları haricinde diğer konularla ilgili bloglar ve kişisel günlükler de ilgimi çekti. Yaklaşık 1,5 yıl sonra ben de bu paylaşımın içinde yer almak istedim. Ve blogumu oluşturdum:) 2 .Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum? Hem belli bir çizgide olmasına dikkat ediyorum, hem samimi yazmaya çalışıyorum. Şimdi ne demek bu demeyin:)) Tam ortasını bulmaya çalışıyorum diyelim. Yemek konusunda ço...

MİM 187/1 !

Resim
Sevgili Meral sobelemiş beni. Teşekkürler Meral'ciğim. Kitap konulu bir mim' de, hem de senin tarafından sobelenmek mutlu etti ve heyecanlandırdı beni. Sevgili Lyn ' in başlattığı bir mim bu ve kuralları aynen şöyle: 1. Yanınızdaki en yakın kitabı alın. 2. Kitabın 187. sayfasını çevirin. (Kitabın sayfa sayısı 187’den büyük olmalı!) 3. 1. cümleyi bulun. 4. O cümleyi blogunuzda postalayın. 5. Bu dediklerimi lütfen en yakınınızdaki kitap üzerinde gerçekleştirin, favori ya da “cool” olduğunu düşündüğünüz bir kitap için değil. Ben de şu anda işyerinde ve öğle tatilindeyim. Yanımda iş arkadaşlarımın birinden aldığım bir kitap var. Kitabı henüz okumadım. Aldığım arkadaşım zar zor okuduğunu söyledi. Kitabı internetten araştırdım ve kitapla ilgili görüşlerin çok farklılık gösterdiğini gördüm. En yakınımdaki kitap; en beğendiğim yada en ilginç bulduğum değil: Altın Kitaplar'dan çıkan Ian Caldwell ve Dustin Thomason adlı yazarlara ait kitabın adı : 4' ün kuralı ve 187/1 : ...

"SEVERİM"...

Resim
Sevgili Cafe Gusto Serpil beni yeni oyun için sobelemiş. Sevgili Serpil' e çok teşekkür ediyorum ve belki 3 madde ile sınırlanamayacak sevdiğim şeylerden ilk aklıma gelenleri yazıyorum. Günbatımının boyadığı renklerle çevremdeki herşeyi daha da çok SEVERİM. Günbatımında evimin balkonundan uzaktan da olsa Körfezi seyretmeyi SEVERİM. İç Anadolu' da doğmuş olmama rağmen denizi tutku derecesinde çok SEVERİM. Özellikle durgun, dibini gördüğüm denizleri daha da çok SEVERİM. Özellikle denize girdiğim, denizle haşır neşir olduğum günlerde balık yemeyi çok SEVERİM. Annemin uzun yıllardır arkadaşı olan ve Gümüldür'de bir otel işleten Ayfer Abla' nın, yukarıda fotoğrafını gördüğünüz sofrası gibi balık sofralarını çok SEVERİM. Balık yemeden1 haftadan fazla süre geçirirsem, vücudumun balığa ihtiyacı olduğunu hissedecek kadar çok SEVERİM balık yemeyi. . . Sevdiği 3 şeyi bizlerle paylaşması için Sevgili Zerrin 'i, epeydir verdiği arayı nihayet sona erdiren Sevgili Ebruli Lezzet...

HAYATIMIN TINILARI, BLOG ARKADAŞLARIMI AĞIRLADIĞIM SOFRA VE MAHLEPLİ TUZLU KURABİYE

Resim
Offfffff bu ne sıcak. Sanki sıcak bir fırının kapağı açılmış da tam önünde duruyoruz. Kapağı kapatıp kaçma şansımız yok. Klimalar bir kaçış tabii ama sağlıksız. Çalışan bir aile olarak deniz kenarında sürekli olma şansımız yok. Haftasonları deniz kenarına gidebilecek bir şehirde oturuyoruz belki ama her haftasonu gitmek de yorucu. İnsanoğlu hiç bir şeyden memnun olmazmış ya o hesap. Kış geldi soğuk, yaz geldi sıcak. Ne yapalım sağlık olsun:)) Sevgili R e n k l e r ' ciğim 8 Hazirandaki yazısında beni sobelemişti. Kendisine teşekkür ediyor ve cevabı geciktirdiğim için özür diliyorum. Hayatımın 5 tınısı şu anda aklıma geldiği kadarı ile; 1) En küçük teyzemin çok güzel bir pikabı vardı ve Füsun Önal, Barış Manço, Nilüfer, Cem Karaca'nın 45 liklerini dinlerdik birlikte. Ve ben plaklara bayılırdım. Yıl kaç mı 74-75 falan. 2) Daha sonra hayatımın en önemli tınısı Sezen Aksu şarkıları oldu ve hala da öyle. Sezen Aksu şarkılarında kendini bulmayan, aşık olunca onu dinlemeyen var mı? ...

3X3 YENİ OYUNUMUZ

Resim
Yoğunluğum devam ediyor. Ne sayfama istediğim kadar vakit ayırabiliyorum ne de sevgili arkadaşlarımı ziyaret edebiliyorum. Ben sayfa açmadan çok daha öncesinden beri seviyorum bu blog dünyasını. Sayfamı açtığımdan beri de biraz uzak kalsam birşeyleri kaçırıyormuşum hissine kapılıyorum. Neyse sağlık olsun da. Sevgili arkadaşlarım Hande , Safran , Kamiş , Butterfly (Aslı) , Nanelimon (Münevver) , Mutfak Robotu ve R e n k l e r c i m yeni bir oyuna dahil etmişler beni. O kadar mutlu oldum ki anlatamam. Oyunun kuralı olarak ikram edilen yada bana ithaf edilen mi demeliyim tarifleri de çok beğendiğimi söylemeliyim. Hepsinin ellerine sağlık. Çoookkkk çoookkkk teşekkür ederim canım arkadaşlarıma:) Ben de önceden verdiğim tariflerden ithaf edeceğim arkadaşlarıma. Hem vakitsizlikten hem de yazının içinde yeni tarifleri verirsem post çok uzun olacağı için okunması zor olacağından. Ve bir hatırlatma oyunun kuralı gereği sobelenenlerin 3 gün içinde oyuna katılmaları gerekiyor. Tiramisu'yu ...

YİNE BİR SOBELEME : SEVEREK KULLANDIĞIM ÜRÜNLER

Resim
Bloglar arasında yeni bir sobeleme oyunu başlamış. Ve Sevgili Açalya beni sobelemiş. Açalya'cığım teşekkür ederim. Konu alıp severek kullandığımız ürünlerle ilgili. Bugünlerde tembelliğim üstümde. Değişik tarif falan denemediğim gibi yaptığım yemeklerin fotoğraflarını bile çekmiyorum. Epeydir de tarif eklemedim sayfama farkındayım. Aslında arşivimde bir kaç tarif ve fotoğraf var bekleyen ama onlardan da ekleme yapmadım. Bir tembellik bir tembellik ki sormayın gitsin. Ama Sevgili Açalya tarafından sobelendiğimi öğrendiğimden beri biran önce yazmam gerektiğini düşündüm. Malum sorumluluk duygusu:) Ama ben de Açalya gibi alıp da severek kullandığım ürünler konusunda biraz zorlandım doğrusu. Sonunda aşağıda yazacağım ürünlerde karar kıldım. Ben en başa ASUS laptopumu koyuyorum tabii ki...Öncelikle mesleki çalışmalarımda ve de bu sayfayı hazırlamamda en büyük pay sahibi ürün:) Şef bir bilgisayar dahisidir desem yeri var. Bu özelliğinden dolayı çalıştığı şirketlerde şefliğinin yanı sıra...

SOBELENDİM :)

Kendi blogumu hazırlamadan önce de biliyordum bu sobeleme olayını ve çok da hoşuma gitmişti. Bu defakinde benim de sayfam vardı ama sobeleyen olmadı diye üzülüyordum ki çok sevgili arkadaşım ümran sobelemiş beni. Ona çok teşekkür ediyorum. Kendimiz hakkında bilinmeyenleri anlatmamızı isteyen bir sobeleme bu. Gerçi insanın kendini anlatması zor gibi geliyor bana ama deneyeceğim. Ben de birçok blog arkadaşımın yaptığı gibi maddeler halinde anlatmaya çalışayım : Çok düzenliyimdir. Hem evde hem iş yerinde geçerli bu. Etrafım düzensiz olduğunda iş yerinde kendimi işime tam veremem, evde de dinlenemem. Bu huyumun bana zararı oluyor aslında. Herşeyi tam anlamıyla düzene sokayım da (tabii sadece düzen de yetmiyor temizlik de giriyor işin içine) öyle dinleneyim derken bir bakıyorum dinlenmeye hiç vaktim kalmamış. Sadece dinlenmeye yada kendime vakit ayırmaya fırsatım kalmasa iyi, bu huyum yüzünden eşime ve kızlarıma da istedikleri kadar vakit ayıramıyorum çoğu kez. Ve itiraf ediyorum ki bu ben...