Kayıtlar

HAFTASONU ÇİĞKÖFTE ZİYAFETİ :))

Resim
Bugünlerde hem evde hem işte çok yoğun günler geçiriyorum. Bu nedenle ne sayfama yeni bir tarif ekleyebildim ne de blog arkadaşlarımı istediğim gibi ziyaret edebildim. Ama arkadaşlarımı merakta bırakmak da istemediğim için kısaca da olsa bir şeyler yazmak istedim. Geçtiğimiz pazar annemin doğumgünüydü. Tabii özel bir şey istemedi ve özellikle de bunu belirtti. Doğrusu ya ben de hak verdim ona. İzmir' de iki teyzem var. Annemlerin en küçüğü olan teyzem öğlen gibi aradı ve "akşamüstü size geleceğiz enişten çiğköfte yapacak" dedi. Biz de güzel prensesimin dersane kaydı için çıkacaktık. Ama o saate kadar döneceğimizi söyleyerek buyrun memnun oluruz dedik tabii. Hemen çıktık Alsancak'ta bir dersane ile görüşüp hemen döndük. Evi toparladım annemleri de bize çağırdım. Teyzemlerle aynı anda girdiler içeriye. Eniştem hemen işin başına geçti tabii. Ondan daha güzel çiğköfte yapan birini tanımıyorum. En azından bizim çevremizde bu böyle. Şefe takıldım sen niye yapamıyorsun diye...

GÜVEÇTE KAŞARLI MANTAR

Resim
Bir önceki yazımda bugünlerde yeni tarifler denemek ve yaptığım yemekleri fotoğraflamak konusundaki tembelliğimden bahsetmiştim. Tabii böyle sürmeyecek ama daha fazla tarifsiz bırakmak da istemiyorum sayfamı. Ve arşivden bir fotoğrafla aslında hepimizin de bildiği bir tarifi paylaşmak istiyorum sizlerle. Tarifi biliyor ama epeydir yapmıyor olabilirsiniz. Bir hatırlatma olsun bari :) Özellikle güzel prensesimin çok sevdiği bir yemek bu. O kadar seviyor ki daha servis etmeden "en fazla bana vereceksin değil mi anne" diye pazarlık ediyor benimle. Onlar severek yesinler de ben yaparım memnuniyetle... ' ' Malzemeler : ' 1 paket mantar ( mümkün olduğunca büyük mantarların olduğu ) 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri 1 yemek kaşığı kadar yumuşak margarin ( zeytinyağ içeren veya nisbeten sağlıklı olanlardan ) Limonlu su ' Yapılışı : ' Mantarların saplarını ayırarak, kalan üst kısımlarını silip limonlu suda bekletelim. Mümkünse yayvan bir güveçte yapın bu tarifi...

YİNE BİR SOBELEME : SEVEREK KULLANDIĞIM ÜRÜNLER

Resim
Bloglar arasında yeni bir sobeleme oyunu başlamış. Ve Sevgili Açalya beni sobelemiş. Açalya'cığım teşekkür ederim. Konu alıp severek kullandığımız ürünlerle ilgili. Bugünlerde tembelliğim üstümde. Değişik tarif falan denemediğim gibi yaptığım yemeklerin fotoğraflarını bile çekmiyorum. Epeydir de tarif eklemedim sayfama farkındayım. Aslında arşivimde bir kaç tarif ve fotoğraf var bekleyen ama onlardan da ekleme yapmadım. Bir tembellik bir tembellik ki sormayın gitsin. Ama Sevgili Açalya tarafından sobelendiğimi öğrendiğimden beri biran önce yazmam gerektiğini düşündüm. Malum sorumluluk duygusu:) Ama ben de Açalya gibi alıp da severek kullandığım ürünler konusunda biraz zorlandım doğrusu. Sonunda aşağıda yazacağım ürünlerde karar kıldım. Ben en başa ASUS laptopumu koyuyorum tabii ki...Öncelikle mesleki çalışmalarımda ve de bu sayfayı hazırlamamda en büyük pay sahibi ürün:) Şef bir bilgisayar dahisidir desem yeri var. Bu özelliğinden dolayı çalıştığı şirketlerde şefliğinin yanı sıra...

YENİ YENİ KİTAPLARIM

Resim
Dışarıdayken kendimi en mutlu hissettiğim yerler kitapçılar. Kapılarından adımımı attığım an içime garip bir şekilde yaşama sevinci doluyor. Çocuklarla gittiğimde istediğim kadar konsantre olamasam da, istediğim kadar içeride kalamasam da vazgeçemem. Yanlış olduğunu biliyorum ama yapım gereği pek hayal kuramayan bir insanımdır. Çok nadir kurduğum hayallerden biri içinde küçük bir okuma köşesi de olan bir kitabevi sahibi olmak. Son 3 aydır gazeteler haricinde herhangi bir şey okuyabildiğim söylenemez. Ama elimdeki son kitabı başucumdan da kaldırmadım. Okuyamasam da orda durdu. Suna Kıraç'ın "Ömrümden Uzun İdeallerim Var". Bu kitabı aldığım gün iki kitap daha almıştım. Birisi kitapları içimi her zaman sıcacık yapan bir yazarın, o tarihlerdeki son kitabıydı. Şimdi bir kitabı daha yayınlandı. Henüz onu almadım. Maeve Binchy "Aşk, Bir Kere"... Ve bana daha ortaokul yıllarımda cinayet romanlarını sevdiren Agatha Christie'nin "Ölüm Büyüsü". Bugün 3 kitap ...

POĞAÇA

Resim
Bir sürü poğaça tarifi var arşivimde. Ama herkesin sevdiği poğaça da farklı. Geçen akşam gittiğimiz doktor arkadaşım o kadar güzel bir poğaça yapmıştı ki. Tam benim sevdiğim gibi ağızda dağılan türden. Hemen tarifini aldım tabii. Ve 1 hafta içerisinde tam üç kez yaptım. Bu akşam da benim misafirim vardı ve onlar için yaptıklarım arasında bu tarif de vardı. Ama sanırım fotoğraf makinamızın bir ayarını bozduk. Fotoğraflar biraz bulanık. Kusuruma bakmayın lütfen. Malzemeler : 2 adet yumurta (birisinin sarısı üzeri için ayrılacak) 1/2 paket margarin 1/2 su bardağı sıvıyağ 2 yemek kaşığı dolu dolu yoğurt 1,5 paket kabartma tozu Azcık tuz 250 gr kadar tulum loru Susam veya çörek süsü Yapılışı : Margarini eritip soğumaya bırakın. Yumurtalardan birinin sarısını ayırıp diğerlerini hamur yoğurma kabına kırın. Yoğurdu ve sıvıyağı ekleyin. Eritilmiş ılınmış margarini, kabartma tozunu ve tuzunu da koyun. Ve alabildiği kadar un ile yoğurun. Kulak memesi yumuşaklığında olan hamurunuzu biraz dinlendir...

KEK ETKİNLİĞİ İÇİN TAHİNLİ KEK

Resim
Tarifi İzmir'deki Atölye Lavanta 'nın ayın tarifi köşesinden aldım ve yaptım. Çok güzel ve doyurucu bir kek. Özellikle tavsiye ediyorum. Tahinli Kek Malzemeler: - 3.5 su bardağı un - 2 su bardağı tahin - 3 su bardağı süt - 2 su bardağı toz şeker - 1 su bardağı ceviz - 1 su bardağı çekirdeksiz kuru üzüm - 2 tatlı kaşığı tarçın - 1 tatlı kaşığı kabartma tozu - 2 adet yumurta Yapılışı: 1.Fırını 160°C'ye ısıtın. 2.Yumurtaları bir kase içerisinde çırpın. Süt ile şekeri ayrı bir kasede iyice karıştırıp, sırasıyla tahin ve çırpılmış yumurtaları ekleyin. Diğer tarafta eleyeceğiniz una kalan malzemeleri ekleyip karıştırın. İçinde un bulunan karışımı, diğer karışıma ekleyin ve orta boy yuvarlak bir kek kalıbına dökün. 3. Önceden ısıttığınız fırında 50 dakika kadar pişirin.Kekin pişip pişmediğini anlamak için üzerine hafifçe bastırın, tekrar eski halini alıyorsa kekiniz pişmiş demektir. Afiyet Olsun. Etkinlik hepimize hayırlı olsun. Kekevi Webmaster'ı Sevgili Ayşenur' a kola...

HAMSİLİ PİLAV

Resim
Bildiğiniz gibi eşim, çevremizdeki herkesin ona hitap şekli ile "şef" Karadenizli. Ve hamsiyi kahvaltıda bile yiyebilecek kadar çok sever. Ama Karadeniz hamsisini. Bu sene hamsiye hasret kaldık diyebilirim. Tabii en çok hasreti şef çekiyor. Cuma günü öğlen tatilinde balıkçıların önünden geçiyorduk ki tezgahta hamsileri gördüm ama az kalmıştı. Satıcı "hepsini vereyim mi abla" dediğinde bize çok geleceğini düşündüm ama tartılınca 2 kg geldi ve ben de aldım. Yalnız hamsiler karadeniz hamsisi değildi, satıcı açık yüreklilikle söyledi. Peki nerenin hamsisi dediğimde Karaburun' dan geldiğini söyledi. Neyse hiç yoktan iyidir dedim kendi kendime. Ama Şef' in anlayacağından da hiç şüphem yoktu ve de anladı ama yine de beğenerek yedi. Niyetim hamsi tava yapmaktı. Akşam eve gelir gelmez temizledim kılçıklarını da çıkardım. Cuma akşamı için kızlarımın önce prensesimin şimdi de miniğimin gittiği kreşin doktoru olan arkadaşımıza gidecektik. Tabii cumartesine kalsın pişirm...

MUTLULUĞUN RESMİ

Resim

GÜZEL PRENSESİMİN ÖDEVİ "EV YAPIMI YOĞURT"

Resim
Bu akşam güzel prensesimin fen bilgisi öğretmeninin verdiği ödevi yaptık. Daha doğrusu ilk tarifi yaptık birlikte. Ödev Tübitak yayınlarından Tina L. Seeling' in "Önce dene sonra ye" kitabından. Bu kitaptan yapmamız gereken 7 tane tarif var. Ve biz ilk olarak "ev yapımı yoğurt" tarifini yaptık. Daha doğrusu güzel prensesim okudu ve benim de yönlendirmelerimle kendisi yaptı. Ev Yapımı Yoğurt Malzemeler : 2 su bardağı tam veya yarım yağlı süt 2 yemek kaşığı,içinde aktif yoğurt kültürü bulunan sade yoğurt 3 yemek kaşığı yağsız süt tozu Yapılışı : Sütü 1 litrelik tencerede 38-46 dereceye kadar ısıtın. ( Sütü bileğinizin iç kısmına damlattığınızda yakmasın ). Yoğurdu ve süt tozunu ekleyip iyice karıştırın. Biz önce ikisini ayrı bir kasede iyice karıştırıp sonra süte ekledik. Yoğurdu koyulaşana kadar, 4-6 saat ılık bir yerde bekletin. Biz bir beze sararak radyatörün altına koyduk. Açınca yoğurdu bir süre buzdolabında tutun. Soğudukça koyulaşacaktır. Ve kitaptan bir ...

KISIR, MUHTEŞEM PARMAK ÇÖREKLER VE ÇİKOLATALI NANELİ MUFFİNLER

Resim
Geçen haftasonlarından birinde hazırladım bunları ve akşamüzeri gelen bir arkadaşıma da ikram etme şansını yakaladım. Kısır tarifi çok beğenerek yaptığım bir tarif. Herkes başka türlü yapıyor kısırı. Ben bu tarifi geçen yıl ramazan ayında Milliyet Gazetesinde görüp denemiştim ve o gün bu gündür kısırı hep bu tarife göre yapıyorum. Muhteşem parmak çörekler ise Sevgili Ayşenur ' un Tarif Defterinden alıp yaptığı bir tarif. Çikolatalı ve naneli muffinler e gelince; bu tarif ise Sevgili Nezaket' in Açıkbüfe ' sinden... KISIR Malzemeler : 2 su bardağı ince köftelik bulgur 1 baş iri kuru soğan ½ demet maydanoz 5 adet yeşil soğan ( yeşil sapları ) 3,4 dal nane 2 sivri biber 2 çorba kaşığı domates salçası 2 çorba kaşığı biber salçası 1'er tatlı kaşığı tuz, karabiber, kimyon, pulbiber ½ çay bardağı zeytinyağı 2 adet domates 2 adet limon suyu 1-2 yemek kaşığı nar ekşisi (arzuya göre) Yapılışı : Bulgurun içine azcık üstüne çıkacak şekilde kaynamış su koyup kapak kapatın. Soğanı in...

SOBELENDİM :)

Kendi blogumu hazırlamadan önce de biliyordum bu sobeleme olayını ve çok da hoşuma gitmişti. Bu defakinde benim de sayfam vardı ama sobeleyen olmadı diye üzülüyordum ki çok sevgili arkadaşım ümran sobelemiş beni. Ona çok teşekkür ediyorum. Kendimiz hakkında bilinmeyenleri anlatmamızı isteyen bir sobeleme bu. Gerçi insanın kendini anlatması zor gibi geliyor bana ama deneyeceğim. Ben de birçok blog arkadaşımın yaptığı gibi maddeler halinde anlatmaya çalışayım : Çok düzenliyimdir. Hem evde hem iş yerinde geçerli bu. Etrafım düzensiz olduğunda iş yerinde kendimi işime tam veremem, evde de dinlenemem. Bu huyumun bana zararı oluyor aslında. Herşeyi tam anlamıyla düzene sokayım da (tabii sadece düzen de yetmiyor temizlik de giriyor işin içine) öyle dinleneyim derken bir bakıyorum dinlenmeye hiç vaktim kalmamış. Sadece dinlenmeye yada kendime vakit ayırmaya fırsatım kalmasa iyi, bu huyum yüzünden eşime ve kızlarıma da istedikleri kadar vakit ayıramıyorum çoğu kez. Ve itiraf ediyorum ki bu ben...

TİRAMİSU

Resim
Bugünlerde kendimi oldukça bitkin hissediyorum nedenini bilemiyorum ama böyle olmak hoşuma gitmiyor. Sağ kulağımda hissettiğim bir rahatsızlık nedeniyle pazartesi günü doktora gittim. İşitme ölçüm testi falan da yaptılar ve asıl problem sol kulağımda çıktı. İşitme kaybı varmış nedenini anlayabilmek için MR istediler. Henüz çektirmedim. Zaten doktor da 1 ay içinde halledin sonucu getirin dedi. Bitkinliğimin nedeni belki de bu konuda duyduğum endişeden kaynaklanıyor olabilir. İnsanın sağlığı için en önemli şeylerden biri moral. İşitme kaybı yazıp google dan arattığımda çıkan sonuçlar kafamı karıştırdı biraz da. Bilinçli olmak bazen iyi olmuyor. Halbuki kötü şeyleri bilmeyip düşünmese insan morali de bozulmayacak. Geçenlerde tiramisu yapmıştım. Özellikle eşim çok sever ve ben de sık sık yaparım. Bu defa fotoğrafladığım için sizlerle paylaşabileceğim. Yalnız eşimin isteği üzerine ben üstüne kakao elemek yerine bitter çikolata rendeledim. Şef, kakaolu olduğunda yiyemediğini söylüyordu ve be...

PAZI SARMASI

Resim
Tarif anneciğimden ve yardımcısı da güzel prensesim bu defa. Annemin sağlığı iyiye gidiyor çok şükür. Ve çok fedakar bir insan. Bazen diyorum ki onun geçirdiği hastalıkları başkası geçirse hiç bir iş yapmazdı. Ama çok tezcanlı yerinde duramayan bir yapısı var. Allah onu bize bağışlasın, başımızdan eksik etmesin inşaallah... Pazı sarması bize annemin yaptığı bir yemek. Ben daha hiç kendim yapmadım. Aslında bu konuda kendime çok kızıyorum. Annemden bu tür özel yemeklerin tarifini alıp, hatta onunla birlikte yapmıyorum ve sonra da kendim denemiyorum diye. Vakitsizlikten olsa gerek hep gözüm pratik tariflerde. Ama sayfamda annemden tariflere yer verirsem bu hem arşiv olacak benim için hem de sizlerle paylaşılacak. Bugün öğlen saatlerinde ani bir kararla Bornova Özkanlar'da kurulan semt pazarına gittim. İzmir de en ünlü pazar Bostanlı pazarıdır. Özkanlar da bence Bostanlı pazarının şubesi gibi olmuş. Ne arasan var. İzmir' de ve bu civarda olan arkadaşlarıma tavsiye ederim. Çok da bo...

TAVUK ETLİ PATLICAN-PATATES YEMEĞİ

Resim
Tarif Oktay Usta'nın yemek programından ve kızkardeşim yaptı. Yemeğin ismini kendim verdim. Oktay Usta programında bu yemeğe ne isim verdi bilemiyorum. Fotoğrafını pişmeden önce çektim çünkü piştikten sonra diziliş tam olarak belli olmuyordu. Çok pratik ve güzel bir yemek olduğunu düşünüyorum. Denerseniz memnun kalacağınıza da eminim. Malzemeler : 2 adet patlıcan 2 adet patates 2-3 adet domates 5 parça kemiksiz tavuk but eti 6 diş sarmısak 1 yemek kaşığı zeytinyağı 1 yemek kaşığı salça 1 bardak su 1 er çay kaşığı kırmızıbiber, karabiber, kekik 1 tatlı kaşığı kadar tuz Yapılışı : Tavuk etini baharatlarla harmanlayın. Patlıcanları alaca soyup, ince ve yuvarlak doğrayıp, tuzlu suda bekletip yıkayın. Patatesleri de soyduktan sonra yuvarlak dilimleyin. Domatesleri de aynı şekilde yuvarlak dilimler halinde hazırlayın. Teflon bir tencereye zeytinyağını koyup, 1 dilim patlıcan, patates, domates şekilinde dizip, ortasına tavuk etlerini koyun. Artan patlıcan, patates ve domatesleri de tekrar...

MİNİK ALMAN PASTALARI VE KIYMALI BÖREK

Resim
26 Kasım doğumgünümdü. Ve ben 25 Kasım günü Sevgili Hatice nin tariflerinden ikisini yaparak kendimce hazırlık yapmıştım. Ama ertesi günü çok hastalandığım için yatakta geçirdim. Çok kötü bir rüya gördüğüm için eşime pazar günü babamın yanına giderken büyük kızımı da götürmesini söylemiştim. Hastaneye çocukları götürmemeye karar vermiştik oysaki. Onlar gitti ama ben hasta yattığım için gidemedim. Herneyse yaptıklarım çok da amacına ulaşmadı. Ve ertesi gün olanlardan dolayı da bundan sonra doğumgünümü kutlayabileceğimi sanmıyorum. Ancak bu tarifleri ve fotoğraflarını sizlerle paylaşmak istedim. Minik Alman Pastaları ve kıymalı börek tariflerini Sevgili Hatice' nin sitesinde bulabilirsiniz. Bu tarif ile ilgili benim naçizane tavsiyem kremasının yarım ölçü yapılabileceği. Çünkü krema oldukça fazla geliyor. Gerçi çocuklar puding niyetine yediler ama yarım ölçü de yapsam olurmuş diye düşündüm. Yiyen herkes çok beğendi. Ve çok övgü aldı bu pastalar. Kıymalı börek ise aslında herkesin ...

ET HAŞLAMA

Resim
Haşlama sık yapmaya çalıştığım bir yemek. Çünkü özellikle suyunun çocuklar için çok faydalı olduğuna inanıyorum. Ve geçenlerde yaptığım haşlamayı fotoğrafladığımı hatırlayınca kurban bayramı sonrasında yayınlamamın çok uygun olacağını düşündüm. Aslında tarif hepimizin bildiği bir tarif. Ama ben yine de tarifi vereyim : Malzemeler : 750 gr haşlamalık dana eti 1 lt su 1 tatlı kaşığı tuz 3-4 patates 1 yumurta sarısı 1 limonun suyu Birkaç dal maydanoz Yapılışı : Etleri yıkayıp düdüklüye koyun, patatesleri soyup iri parçalar halinde doğrayıp ekleyin ve suyunu tuzunu ilave edip, etler yumuşayıncaya kadar pişirin.1 yumurta sarısını 1 limonun suyu ile çırpıp, bu karışıma kaynayan et suyundan 1 bardak kadarını çırpmaya devam ederek ekleyin. Karışımın ısısı etsuyunun ısısına yaklaştığında karışımı yavaş yavaş tencereye ilave edin. Servis yaparken maydanoz ile süsleyin.

BAYRAMINIZ VE YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN

Öncelikle bana yorum bırakarak bu zor günlerimde destek olan arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Allah hepinizden razı olsun. Yorumlarınıza cevap yazamadım ama fırsat bulduğumda hepinizi sayfalarınızda ziyaret etmek istiyorum. Annemi merak ettiğinizi de biliyorum. Annem 10 gün hastanede yattıktan sonra çok şükür sağ salim evine döndü. Şimdi kan sulandırıcı bir tedavi görüyor. "Comadin" adında bir ilacı var. Aslında 2 tane daha kan sulandırıcı ilacı var. Ama en önemlileri "comadin" imiş. Bir takım riskleri var bu ilacın. Biraz tedirgin ve endişeliyiz. Ancak alması gerekiyor bu tedaviyi. Tedaviyi yürüten kalp damar cerrahı yapılan tetkikler sonucunda annemin kalp damarlarından birinde darlık olduğunu, ancak bu aşamada bir kardiyolog doktora gitmenin gereksiz olduğunu söyledi bize. "Anjiyo yaparlar, bu da bu hasta için gerekli değil" dedi. Annem de hem bu doktora güven duyduğu için hem de babamda anjiyo nedeniyle yaşadığımız şanssızlıklar nedeniyle anjiyo ol...

"Her can ölümü tadıcıdır" (Âl-i İmrân, 3/185)

Sevgili arkadaşlarım maalesef sizlere haberlerim kötü... Babamı 27 Kasım akşamı geçirdiği beyin kanaması sonucu 28 Kasım günü 66 yaşında iken kaybettik. Arkadaşlarının deyimi ile "yarı evliya gibi bir insandı". 27 Temmuz günü bel ağrısı şeklinde başlayan rahatsızlığı sebebiyle defalarca doktorlara götürdük. Ege'nin en büyük hastanesi Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi teşhisi tam 4 ay sonra 27 Kasım günü koyabildi, "Enfektif Endokardit". Meğer Nisan 2006 da geçirdiği anjiyo sırasında mikrop kapmış ve bakteri kalp kapakçığına yerleşerek daraltmış. 27 Kasım' da tedavisine başlandıktan yaklaşık 1 saat sonra beyin kanaması geçirdi. Doktorlar da en az bizim kadar şaşkındı, çok değişik bir kanama olmuş ve yoğun bir şekilde tüm boşlukları dolduracak kadar çok kanamış. 12 saat makinalara bağlı yaşadıktan sonra vefat etti. Babam istenmeden mesleki hata yapılarak ölümü gerçekleşen birisi oldu. Hastalığı zamanında teşhis edilemediği için beyin damarlarında hasara...

ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN

MİLLETLERİ KURTARANLAR; YALNIZ VE ANCAK ÖĞRETMENLERDİR. ÖGRETMENDEN, EĞİTİCİDEN YOKSUN BIR MILLET; HENÜZ MİLLET ADINI ALMAK KABİLİYETİNİ KAZANMAMIŞTIR. ATATÜRK

BALLI ÇÖREK KAFETERYASINDAN BALLI ÇÖREK

Resim
Güzel prensesimin okuduğu kitaptan onun isteği ile ballı çörek tarifini denedik. Yaparken bana çok yardım etti. Normalde fazla yemez bu tür şeyleri ama ballı çörekte çok emeği olduğu için sanırım güzel güzel yedi canım kızım. Aslında bu tarifi yapalı birkaç gün oldu ama ben ne pidelerin fotoğraflarını ne de bu tarifi eklemeye bir türlü zaman bulamadım. Babamın rahatsızlığı ile ilgili bana verdiğiniz destek için hepinize buradan çok teşekkür etmek istiyorum. Hepiniz sağolun :) Tetkikleri sürüyor, sanırım önümüzdeki hafta teşhis kesinleşecek ve tedavisi başlayacak. Bizi belki de daha zor günler bekliyor. Ne yapalım, herşey insanlar için. Allah'tan acil şifalar diliyorum babama ve tüm hastalara. Kitap ile ilgili yorumlarını Güzel Prensesim kendi sayfasına yazacak sanırım. Ben şimdilik sizlere bu güzel tarifi vereceğim. Fotoğrafta kitabın yazarı çıkmamış. Kitap Zeynep Cemali' ye ait. Ballı çörek tarifine geçelim isterseniz : BALLI ÇÖREK Malzemeler : 3 su bardağı un 1 su bardağı ufa...