Perşembe, Aralık 02, 2010

Carte d'Or Dondurmalı Blog İzmir Buluşması, 28 Kasım 2010, Pazar

Yine... Yeni... Yeniden... Carte d'Or un dondurmalı kahvaltı daveti bende aynen bu duyguyu uyandırdı. Zira Carte d'Or, İzmir de etkinlik düzenleyen ilk firma. Ve benim burada bahsettiğim ilk etkinlikten sonra katıldığım 2. etkinlik de Carte d'Or ile oldu.

Bulutlu ama ılık bir pazar sabahında İzmir' in Tarihi Asansör' üne yürüdüğüm sokak; sanki o zamanlardan kalmış gibi. Dario Moreno' nun yaşadığı evin önünden geçerken biraz duraksayıp verilen bilgileri okudum. Bunun için bile bu pazar sabahı buraya gelmeme değdi diye düşünerek asansörün kapısına geldim. Genç güler yüzlü bir bayan görevli vardı kapıda. Asansör Restaurant a şimdiye kadar bir kez gelmiş ve onda da üst sokaktan giriş yapmıştım. Görevliye sorduğumda yukarıya çıkışın 45 saniye sürdüğünü söyledi. Tek başıma bindim asansöre. Çıkıştaki en güzel şey; İzmir' e Üniversite okumaya geldiğim ilk yıl Hatay' da oturan bir arkadaşıma giderken bindiğimiz otobüsün penceresinden denize dik inen sokak aralarından deniz manzarasını bir görüp bir kaybetmemizi hatırlatan ara pencereleri oldu. Her pencere geçişinde çok sevdiğim deniz manzarasına doyamadım. Yukarıdaki manzara ise aşağıdaki gibiydi :)



Asansör ün kapısı açılır açılmaz Sevgili Aylin' in ve diğer görevlilerin güler yüzlerini gördüm. Orada olduğumuz süre boyunca hep aynı içtenlik ve nezaketle ağırladılar bizleri. Hepsine çok teşekkürler :)



Hani deyim yerindeyse, sadece kuş sütünün eksik olduğu masalarımızda; aynı zevkleri paylaştığımız, kimilerini tanıdığımız, kimileriyle yüzyüze yeni tanıştığımız arkadaşlarımızla hoş sohbetli bir pazar kahvaltısı yaptık. Pazar kahvaltıları zaten her zaman keyif kahvaltılarıdır ya...



Oturduğumuz yerden görünen manzara da harika! Bakar mısınız?



O kadar ince düşünülmüş detaylar vardı ki... Fotoğraftaki peçete gibi, kapıda bizlere doldurtulan iletişim formları gibi, katılanların listesini blog adresleri ile birlikte bizlere de vermeleri gibi ve bu ay doğanları sahneye davet edip kutlamak gibi, sahnede üzerinde mumları üflediğimiz dondurmalı pastaları hep beraber tatmamız gibi :) Ve etkinliğin sonunda kahvaltı keyfinin damağımızdaki tadını evlerimize taşıyacağımız güzel hediyeleri gibi...



Bu arada Blog arkadaşlarımızdan Sevgili Hatice ve Sevgili Zübeyde de kendi hazırladıkları elişi süsleri dağıttılar hepimize. O kadar sevimli ki ister çanta süsü, ister anahtarlık süsü olarak kullanılabilir. Ben bir magnet yardımı ile buzdolabı süsü olarak kullanacağım. Onlara da çok teşekkür ediyorum :)



Kahvaltı sonrasında Carte d'Or Ürün Müdürü Nihan Hanım bizlere dondurma ile ilgili kısa bir sunum yaptı. En fazla dondurma tüketilen ülke kişi başı 13 lt ile Amerika iken, örnek verilen diğer ülkelerde, ki bu ülkeler arasında kuzey ülkeleri de var, kişi başı tüketim en az 6 lt. Türkiye de Carte d'Or bu pazara girmeden önce 0,5 lt olan tüketim 2,8 lt ye ancak çıkabilmiş. Ve bu rakamın yüzde 80 i de yaz aylarında tüketiliyor. Halbuki artık öyle ürünler var ki Carte d'Or un dondurmalı pastası gibi, misafirlerinize bile ikram edebileceğiniz şıklık ve lezzette. Dondurmayı çok seven, süper hızlı yiyen ben herkese bu lezzeti şiddetle tavsiye ediyorum. Buradaki tariflere de bakarak; yiyiniz, yediriniz :))



Firmaların elemanlarına verdikleri eğitimlerin, ödüllerin, birarada yapılan faaliyetlerin verimliliği artırması gibi; tüketiciye böyle etkinliklerle ulaşılmasının da çok yararlı olacağını düşünüyorum. Türkiye nin sadece İstanbul' dan ibaret olmadığını görebilecek başka firmaların da olmasını umuyor, Carte d'Or a bu güzel etkinlik ve bize yaşattıkları keyifli saatler için teşekkür ediyorum.

Herkese iyi hafta sonları :)

1 yorum:

Mrv. Natural dedi ki...

ANNEEEE !!! Ya bir günü bu kadar güzel anlatabilirsin ! Herkesten çok farklı şeylere dikkat ediyorsun. Farklı yazıyorsun. Ah bir senin gibi olsam !
Annelerin bir tanesi !

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...