Pazartesi, Aralık 17, 2012

DELİ BÖREK





İlk defa börek açtım. Kanal D de yayınlanan Mutfağım programına çok cici bir hanım konuk oldu. Konya' da evinin mutfağını açıp bu güzel tarifi bizlerle paylaşan Mehtap Hanım a çok teşekkürler...

Malzemeler:

300 gr. dana kıyma
5 adet patates
1 adet kuru soğan
1 tatlı kaşığı biber salçası
2 yemek kaşığı tereyağı
½ demet maydanoz
1 tutam pul biber
1 tutam karabiber
1 yemek kaşığı tereyağı

Hamuru için;

1 adet yumurta
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı sıvıyağ
Aldığı kadar un

Açmak için;

1 su bardağı nişasta
1 su bardağı un

Yapılışı:

1 çay bardağı su yoğurma kabına alınır. 1 yumurta kırılır, 1’er çay bardağı süt, sıvıyağ ve bir tutam tuz eklenir. Azar azar un eklenerek kulak memesi kıvamında bir hamur yoğrulur. Hamur ceviz büyüklüğünde bezelere ayrılır ve temiz bir bezin arasında dinlenmeye bırakılır.

5 adet patates haşlanır ve rendelenir. Kuru soğan yemeklik doğranıp tencereye alınır.
Üzerine 1 çay bardağı sıvıyağ dökülüp 300 gr. kıyma eklenip kavrulur. Rengi dönünce rendelenen patatesler eklenir. Birer tutam pul biber ve karabiberle lezzetlendirilir. Yarım demet kıyılmış maydanozla harmanlanır ve soğumaya bırakılır.

Ayrı bir kaba 1’er su bardağı nişasta ve un konulup harmanlanır. Dinlenen hamur bezeleri un ve nişasta karışımıyla birlikte ısıya dayanıklı bir cam tepsi genişliğinde açılır. Dolu dolu 2 yemek kaşığı tereyağı eritilir. Açılan her hamur tereyağıyla yağlanıp kıymalı patatesli içle sarılır. Yağlanmış tepsiye yerleştirilir ve üzerlerine kalan tereyağı sürülür. Börek 3-4 parmak kalınlığında dilimlenip fırına verilir ve üzeri kızarana kadar pişirilir.

Deli Börek servise hazırdır.


Herkese sağlıklı, mutlu, keyifli ve pozitif bir hafta diliyorum...

Cuma, Aralık 14, 2012

SÖKE UN - TOPRAĞIN BEREKETİ ETKİNLİĞİ




Yıllardır annemin kış hazırlıkları arasında erişte kesmek de vardır. Hani "gel kızım yardım et" dediğinde gözümde büyüttüğüm iş; Söke Un' un İzmir' de bir ilki gerçekleştirdiği Toprağın Bereketi Etkinliği' nde keyife dönüştü. 

200 gr un
2 orta boy yumurta
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1 fiske tuz 

tarifiyle hazırladığımız sade makarna hamuruna,

1 yemek kaşığı domates ilavesi ile kırmızı makarna hamuru,
Haşlanıp rondodan geçirilmiş 1 yemek kaşığı ıspanak ilavesi ile yeşil makarna hamuru,
Haşlanıp rondodan geçirilmiş 1 yemek kaşığı kırmızı pancar ilavesi ile pembe makarna hamuru,
1 yemek kaşığı zencefil, biraz kekik ve biraz tarhun ilavesi ile otlu makarna hamuru

hazırladık. Sade makarnayı yoğururken sert bir hamur olmasından dolayı epey zorlansak da kesim aşamasında bu sertliğin gerekli olduğunu yaşayarak anladık ve renkli makarna hamurları için eklediğimiz malzemeler hamuru yumuşattığı için aynı sertliği yakalayana kadar un ilave ederek yoğurduk.


Sonrasında mümkünse 1 saat dinlendirdiğiniz hamurları bir kesme makinası yardımı ile ya da oklava ile açarak kendiniz de kesebilirsiniz. Ben kesme makinasını tercih ettim. Bu makinanın hamuru açıp incelten bir kısmı da mevcut olduğu için yeterli sertlikte bir hamur hazırladıysanız açmanız, sonrasında unlamayı unutmadan kesmeniz oldukça kolay olacaktır.



Etkinliği İzmir Mutfak Sanatları Enstitüsü yani İMSE' de gerçekleştirdik. Şef Özger Tanık bir kaç saatlik kısa sürede bizlere makarna hamurunu, hamur çeşnilendirmeyi, ravioli ve tortellini yapımını öğretti. 


Yoğurduğumuz, çeşitli ilavelerle renklendirdiğimiz ve sonrasında da kestiğimiz makarnalarımızın bir kısmını hemen orada haşlayıp, şefimizin hazırladığı domates sosu ve üzerine parmesan peyniri rendesi ile afiyetle yedik :)




Etkinliği gerçekleştiren; unlarından ve ekmek karışımlarından çok memnun olduğum  Söke Un' a ve tarif danışmanı Sevgili Dilek Yetkiner' e, İMSE çalışanları ile Şef Özger Tanık' a, günümüzü fotoğraf kareleriyle daha da güzelleştiren Sevgili Figen' e çok teşekkür ederim.

İMSE' nin kurs programını incelemenizi ve ilginizi çeken bir konuda, böylesine güzel bir mutfakta, güler yüzlü insanlarla keyifli saatler geçirmenizi tavsiye ederim. 

Bu arada o gün Söke Un' un ürün yelpazesini genişlettiğini öğrendim, çok da memnun oldum. Kek karışımlarını ve pudinglerini de en kısa sürede deneyip sizlerle paylaşacağım.

Hayat öğrendikçe, öğrendiklerini paylaştıkça daha güzel. Tekrarlarına kısmetse...

Salı, Aralık 11, 2012

KURU DOMATESLİ, ZEYTİNLİ, SOĞANLI EKMEKÇİKLER





Tarif 40fırınekmek sitesinden. Kendimce değişiklik yaptığım şey; soğanı çiğ olarak koymak yerine çok az zeytinyağında 2 kaşık esmer şeker ilavesi ile karamelize edip öyle eklemek oldu. Kitchenette   in soğanlı ekmeğini çok beğenirim. Oradaki soğan tadını yakalamaktı bu değişikliği yaparkenki amacım. Ve bence çok da hoş oldu. Hatta kızlarım bu ekmeği o kadar çok sevdiler ki değişik bir dolu ekmek yapmama rağmen hep bunu yap dediler. Son aylarda bu ekmeği sayısız defalar hazırladım. Hatta eşime kargo yapıp yolladığım da çok oldu. Mutlaka deneyin derim. 

Malzemeler :

2 bardak beyaz un
Yarım bardak tam buğday unu (ben genelde Söke Un' un ekmek karışımlarından kullandım)
1 tatlı kaşığı instant kuru maya
Yarım tatlı kaşığı tuz
1 bardak su (oda sıcaklığında)
4 çorba kaşığı zeytinyağı (1 çorba kaşığı ile soğanı sotelediğim için 3 kaşık kullandım)
5-6 parça kurutulmuş domates, küçük doğranmış
10 adet siyah zeytin, çekirdeği çıkarılıp küçük doğranmış
1 adet kuru soğan, ince doğranmış (1 kaşık zeytinyağı ve 2 kaşık esmer şeker ile karamelize edilmiş)

Yapılışı :

- Makinenin ekmek pişirme haznesine ilk olarak suyu ve zeytinyağını koyun. Unları bir kaşık ile serperek sıvıları örtecek şekilde ilave edip üzerine haznenin bir köşesine tuzu ekleyin. Unun ortasında küçük bir çukur açıp içine mayayı serpiştirin.
- Ekmek haznesini makineye yerleştirip hamur programını seçin ve çalıştırın.
- Programın ilk 5-10 dakikasında kapağını açıp karışımı kontrol edin. Domatesi, zeytini ve soteleyip karamelize ettiğiniz soğanı ilave edin.
- 10 dakika sonra hamurun yapısını kontrol edin. Kulak memesinden biraz daha yumuşak bir kıvam olması gerekir. Çok sert ise biraz su, çok yumuşak ise biraz un ilavesi gerekebilir.
- Program bitiminde hamuru hazneden un serptiğiniz tezgaha alıp 2-3 dakika yoğurun ve 30 cm uzunluğunda bir rulo haline getirin.
- Keskin bir bıçak yardımıyla ruloyu 8 eşit parçaya ayırıp, yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine aralıklı olarak yerleştirip 30 dakika daha bekletin. 
- Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 15-20 dakika ya da üstleri iyice kızarana kadar pişirin.
- Fırından çıktıktan 10 dakika sonra servise hazır olacaklardır. 

Yapıldıktan sonra 2-3 gün tazeliklerinden hiç bir şey kaybetmeyen minik ekmekçikleriniz özellikle okula giden çocuklarınızın kahvaltısı için çok uygun olacaktır. 

Makinede değil de elde yapacaksanız yoğurma aşamasını aynen uygulayıp hamuru 1 saat kadar mayalanmaya  bırakmayı ihmal etmeyin lütfen.

Çevrenizde sizi gerçekten anlayan ve seven insanların çoğaldığı, sağlıklı, keyifli ve mutlu günler diliyorum...

Perşembe, Ekim 18, 2012

İZMİRLİ YEMEK BLOGU YAZARLARI 3. BULUŞMASI




İzmirli Yemek Blogu Yazarları olarak 3. Buluşmamızı Sevgili İsmetCevver, Şerife, Özay ve Hülya' nın yaptıkları muhteşem organizasyonla Karşıyaka Cengiz Gode Spor Tesisleri içerisindeki Sevgili Nilay' ın mekanında gerçekleştirdik. Bol ikramlı, bol hediyeli, bol sohbetli, bol kutlamalı çok keyifli bir pazardı. Emeği geçenlere, bize destek veren sponsor firmalara ve blog işine gönül vermiş tüm arkadaşlarıma teşekkürler...






Ekim ayı içerinde doğum gününü kutlayan arkadaşlarımız için yapılmış tam üç tane pasta vardı. Sevgili Şermin'in doğum günlerinden haberi olduğu 4 arkadaşımızı figürlediği enfes pastası, Sevgili Zeynep' in altın rengi yapraklarla süslediği kendi deyimi ile altın kızlar pastası ve Sevgili Burcu' nun hah tam da yemek blogu yazarlarının renkli dünyasını yansıtıyor denilebilecek şirin pastası. Hepsinin ellerine kollarına sağlık:) Doğum günü kızlarına ise sağlık ve mutlulukla nice yaşlar olsun!






Tüm blog yazarlarının hazırladıkları bir ikram ile katıldığı buluşmamız tam bir lezzet şöleni havasındaydı. Ben de Çerkez Tavuğu yapıp götürdüm. Ve sponsor firma konuklarımızdan Pizza Tomato' yu temsilen aramızda bulunan Ceren Hanım buluşmamızı anlattığı yazısında beğenisini o kadar samimi bir şekilde dile getirdi ki ben de iyi ki yapmışım dedim:))




Buluşmamız sona erdiğinde herkesin yüzü gülüyor ve bir sonraki buluşma planları yapılıyordu. Organizasyonu yapan arkadaşlarımız sponsor firmalar desteğiyle elimiz kolumuz dolu yolcu ettiler hepimizi.

Ürünlerini her zaman zevkle ve güvenle kullandığım;



Zaten memnuniyetle kullandığım markalar bizlere destek verdiğinde çok mutlu oluyorum. İşte onlardan biri;



Son günlerdeki moda deyimi ile "büyüdüm büyüdüm ben onunla büyüdüm";



Tanıştığım günden beri özellikle irmiğinden vazgeçemediğim;



Türkiye' de maya deyince aklıma ilk gelen ve ürün yelpazesini sürekli artıran marka, 



Şimdiye kadar ürünlerini ihraç eden ama artık Türkiye pazarına da giren dondurulmuş gıda markası;



Türkiye' de hazır çorbanın adı; 



Güzelliği ile yaptığı işte güven veren Beste Alimert' in sahibi olduğu;



Yaptığımız tatlı ve pastalarda, içeceklerimizde kullandığımızda bize az kalori verecek olan;


Bu arada verdiği SweetVia lı tariflerle işimizi kolaylaştıran bize yol gösteren Sevgili Sedef' in güzel tariflerine buradan ulaşabilirsiniz. 


Güzelliğimize güzellik katan, yılların güvenilir markası;



Dondurmalarıyla gönlümüzde kurdukları tahtta yeni ürünleriyle yerlerini sağlamlaştıran;



Bulaşıktaki güçlü yardımcımız;




Özellikle yumurtasıyla vazgeçilmezim;



Verdiği broşürle kendileriyle tanışmamı sağlayan;



Tüm sponsor firmalara verdiği destek için teşekkür ederim.

Buluşma sırasında çektiği fotoğraflarla günümüzün güzelliğini ölümsüzleştiren Sevgili Figen' e de çok teşekkür ediyorum.

Buluşmadan döndüğümde hemen yazımı hazırlamaya kararlıydım ama araya giren bir takım olaylar nedeniyle bu güne kaldım. Geç olsun da güç olmasın demişler ya benimki de o hesap. Geç oldu ama yazarken beni o güne götüren ekran karşısında gülümseyerek yazdığım bir yazı oldu. Umarım kimseyi atlamamışımdır. Yine sürçu lisan ettiysem affola...

Herkese sağlıklı, mutlu, keyifli günler ve hayırlı cumalar diliyorum:)

Pazartesi, Ekim 15, 2012

GARANTİ BANKASI "BAŞKA BİR ARZUNUZ?" ... :S


Aslında sıradaki yazım 3. sünü gerçekleştirdiğimiz İzmirli Blog Yazarları Toplantımız ile ilgili olacaktı ama yaşadıklarımın bilinmesi, gereken yerlere daha etkin iletilmesi ve en önemlisi sakinleşmem açısından bu yazı öne geçti.


Miniğim geçen yıl İzmir Devlet Opera ve Balesi Çocuk Balesi seçmelerini geçerek kursiyer oldu. Bu sene ikinci senemiz. Kursumuz başlamadan önce İZDOB un sahneye koyduğu Pamuk Prenses oyunu için hazırlandılar ve ayın 12 sinde 2 temsil ve bugün yani 15 Ekim de 2 temsil olmak üzere 4 temsil sahnelediler. Kasım ayının 3 ü, 13 ü ve 23 ünde tekrar temsilleri var. İZDOB bizden Garanti Bankası Konak Şubesinde çocuklar adına bir hesap açtırmamızı istedi ve bunun için 1 gün süre verdi. 

12 Ekim de öğleden sonraki temsilimizden sonra çocukları yıldırım hızı ile giydirip Konak Şubesine adeta koşturduk. Bu arada temsiller Opera Bale nin Karşıyaka sahnesinde oynanıyor. İzmir i bilenler bilir. Karşıyaka dan Konak a bir nevi körfezi dolanırsınız. Neyse 15:00 da biten temsilden sonra 15:30 gibi şubedeydik. 4 veli girdik içeriye. Müşteri Temsilcisi butonundan sıra aldık. Hemen kapı tarafındaki müşteri temsilcisi içimizden birinin tanıdığı çıktı. Kısa bir hoş beşten sonra neden geldiğimizi söyleyince görevli bey akşama kadar çocuk hesabı açmaktan canımız çıktı babında (cümle tam bu kelimelerden oluşmayabilir) bir şeyler söyleyip bıkkınlığını ifade ettikten sonra sistemde sorun olduğunu söyledi. Biz yine de beklemek istedik. Baktı ki bekliyoruz saat 5 e kadar sistem gelmeyecek diye mail geldi dedi. Başka şubeye gitsek falan dedik. Her şubemiz bu durumda boşuna gitmeyin dedi. Kös kös çıktık oradan. Harcadığımız vakte mi yanalım, nakde mi yanalım, çocukları o yorgunlukları ile koşturduğumuza mı yanalım yoksa hesabı açtıramayıp bir daha uğraşacak olduğumuza mı bilemedik.

Pazartesi sabahı temsil için 1 saat önceden kuliste buluşulduğunda o gün hesap açtırmaya çalışan arkadaşlarımızdan biri "ben aynı gün hesabı Kıbrıs Şehitleri' ndeki Şubeden açtım ve oradakiler Konak Şubesindekilerin işlemi yapmak istemediği için öyle söylemiş olduğunu sistemde sorun olsa hiç bir gişenin çalışamayacağını söylediler" diyerek durumunu anlattı. Biz de madem başka şubeden açılabiliyor buraya en yakın şubeye gidip çocuklar temsili sahnelerken halledelim dedik. İphone harita sağolsun baktım en yakın şube Ege Park Mavişehir içindeki şube. Çocukları öğretmenlere teslim edip hemen bir taksiye atlayıp gittik Mavişehir Şubesi' ne. AVM içerisinde küçük bir şube kalabalık da değil gene aldık Müşteri Temsilcisi sırası bekledik. Önce benim sıram geldi. Daha yaptıracağım işlemi söyler söylemez bayan görevli evlilik cüzdanı da istiyoruz dedi. Nasıl yani? falan olduk. Bu şekilde bir şey isteneceği konusunda uyarılmadık, Konak ve Kıbrıs Şehitleri Şubelerinde işlem yapan arkadaşlarımızdan böyle bir şey istenmedi dedik ama nafile. Aklıma kısa bir süre önce kardeşim kadar sevdiğim bir arkadaşımın rahatsızlığı nedeniyle bulunduğum ortamda banka şubesinin müdiresi ile tanıştığım geldi. Bu tür şeyleri hiç sevmediğim ve de tarzım olmadığı halde çaresizlikten girdim odasına ve durumu anlattım. Görevli arkadaşını arayıp bu belgenin istenip istenmediğini sordu gerekiyormuş ama yardımcı olmaya çalışayım dedi. Ancak içeride 2 arkadaşım daha olduğunu söyleyince. 3 kişiye bir şey yapamam dedi. Israr etmedim ve çıktım. Arkadaşlarım bir de kendileri konuşmak için yanına girdiler ama müşteri temsilcisi ile görüşün diyerek kibarca reddetmiş onları da. Yanda Yapı Kredi bankası Şubesi var. Arkadaşlarımdan biri oraya soralım bakalım onlarda gerekiyor mu dedi. Sorduk...Hayır çocuğun ve sizin kimliğiniz yeterli dediler, çıktık. Tekrar Garanti Şubesindeki görevli hanıma gittik bakın dedik biz yanlış anlattık belki; böyle böyle, çocuk hesabı.

- Olmaz hanfendi bu belge gerekiyor çocuğun velisi siz olmayabilirsiniz
- Olur mu? Kimlikte annesi olarak görünüyorum zaten.
- Evet de velisi babası da olabilir, boşanmış olabilirsiniz.
- Neden böyle bir şey yapalım ki? Allah Allah....
- Evlilik cüzdanını ekrana taratmam gerekiyor.
- Ama kimliklerimizde evli yazıyor zaten
- Ama boşanmış olabilirsiniz cüzdanı değiştirmemiş olabilirsiniz
- Son günümüz bu gün yarın sabah size fakslasak belgeleri
- 3 kişi için yardımcı olamam
- Ama diğer şubelerinizde evlilik cüzdanı istememişler
- Eksik ve yanlış işlem yapmışlar o halde.
-.......
-.......

Neyse oradan da döndük mü kös kös. Yine harcadığımız vakte mi yanalım, nakde mi yanalım, çocukları izleyemeyip temsilde yalnız bıraktığımıza mı yanalım yoksa hesabı açtıramayıp bir daha uğraşacak olduğumuza mı bilemedik. Gittik diğer velilere anlatıyoruz şaka gibi. Kimseden böyle bir belge istenmemiş. Sadece anne kızlık soyismi ve kendisinin kızlık soyismi...

Öğleden sonraki temsil bu defa 15:30 da bitti mi? ve bugün de bende araba yok mu? Hadiii... Çocukları yine alelacele giydirip otobüs durağına koşturup 15:45 te bindiğimiz belediye otobüsünden 16:30 da inip yine koşturarak yürüyüp Konak Şubesine 16:35 te girdik. Aynı görevli tanıdığı arkadaşımıza bakalım sistem mistem derken biz nasıl celallendiysek kapadı ağzını ve bilmem kaç saattir meşgul olduğu müşterisine çevirdi kafasını. Onda 864 nolu müşteri var. Yanında 931 ve benim numaram 935. Neyse 16:50 civarıydı sanıyorum sıram geldi. Diğer arkadaşlarımdan biri tanıdığı bay elemana bir diğeri en kenardaki bayan elemana denk geldi. Üçümüz de işlem yaptırıyoruz. Cep numaramı istedi görevli önce verdim ama baktım diğer arkadaşımdan sadece ev numarası isteniyor cep numaramı vermek istemediğimi mesaj istemediğimi söyledim. Görevli dalga geçer gibi "geldi bile" dedi. Cebime bir baktım sayın elvan akıncı ......... numaralı cep telefonunuz talebiniz üzerine sistemimize kayıt edilmiştir diyor. Ben böyle bir talepte bulunmadım dedim. "O zaman hesabı açmayalım" dedi görevli. Açtırmak zorundayım ya la havle çekerek sessiz kaldım. Hesap cüzdanını  nihayet!!!! elime alınca cep kullanmıyor da olabilirdim o zaman ne olacaktı dediğimde, " bir sabit ve bir cep numarası olmadan hesap açtıramıyorsunuz" cevabını aldım. Gerçekten öyle olup olmadığını çoookkk merak ediyorum. 

Bayan görevliye işlem yaptıran arkadaşımız Mavişehir Şubesinde yaşadıklarımızı anlattığında görevli bayan "evlilik cüzdanına gerek yok ki kimlik numarası girdiğinde zaten bilgiler güncelleniyor varsa bir durum görülüyor" dedi. Ben de peki niye farklı uygulama yapılıyor diye sordum. İyi niyetinden sanırım; "onların prosedürleri öyledir belki" dedi. Aynı banka sadece şubeler farklı bu şekilde uygulama farklılıkları olmaması lazım deyince biz, o da daha diyecek bir şey bulamadı. Siz yapın değerlendirmesini artık...

Bu arada dikkatinizi çekerim bu yaşadıklarımız bankadan kredi almak için değil çocuk hesabı açtırmak için yaşanmıştır. Bence Garanti Bankası nın müşteriye ihtiyacı yok. Hiiççç öyle başka bir arzunuz falan diye reklam yapmasınlar çünkü basit bir arzuyu yerine getirmekten acizler. Şunun da bilinmesini isterim ki çektirdikleri bu zorluklar karşısında özellikle muhatap elemanlar için Allah tan hiç de iyi dileklerde bulunmadım. İnanç vicdan öyle sözde olmaz. Facebook da eminim süslü laflar paylaşıyorlardır onlar da. Önemli olan bunları yaşamında uygulayabilmektir. 

Bu olaylar sonucunda bir de ne dedim biliyor musunuz? İyi ki şimdiye kadar Garanti Bankası müşterisi olmamışım:)

Herkese iyi insanlarla karşılaşacağı, işlerinin yolunda gideceği keyifli sağlıklı günler diliyorum...


16.10.2012 Tarihli Eklenti: Garanti Bankası facebook hesabına son gönderilerinin altına bu yazımı kopyaladım belki 3 defa ve her seferinde sildiler. Bir tek benim yorumumu değil hoşlarına gitmeyen yorumları siliyorlar. Twitter dan ilk verdikleri cevap haricinde cevap vermek zahmetine bile girmediler. Demek ki neymiş elemanların bu cüretkar tavırları bankanın genel yapısından kaynaklanıyormuş!!

Perşembe, Eylül 20, 2012

DOMATESLİ YAYLA ÇORBASI ve PATLICANLI KÖFTELİ TEPSİ KEBABI




Facebook hayatımıza girdiğinden beri blog paylaşımları da yorumlar da azaldı farkındasınız değil mi? Oradan iletişim kurmak daha kanlı canlı oluyor sanki:) Hah benzetmeye bak; tam da yemek blogunda kullanacak türden! demeyin sakın. Çıktı bir kere klavyeden... İlk tarifimi bugün face listemdeki nefisyemektarifleri grubundan aldım. Annemin yaptığı bir çorbayı hatırlattı bana. Hemen kalktım akşam için yaptım ve evet yanılmamışım anneminkine benzer bir tat yakaladım. Tarifi Yasemin Atalar Hanım eklemiş, kendisine teşekkür ediyorum bu güzel tarif için:)

DOMATESLİ YAYLA ÇORBASI

Malzemeler
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 1 yumurta
  • 1,5 yemek kaşığı un
  • 1,5 su bardağı yoğurt
  • 1 orta boy domates
  • Nane, tuz, pul biber, sıvı yağ
Hazırlanışı

-Pirinci yıkayıp yaklaşık 3 su bardağı suda haşlayın ve soğumaya bırakın. Aceleniz varsa çabuk soğuması için üzerine biraz ılık su ekleyebilirsiniz. Çorbanızın çok sulu olmaması için ise pirinci mümkün olduğunca az suda haşlayıp piştikten sonra ılık su eklemeniz yararınıza olacaktır.

-Çırpma kabında un yoğurt ve yumurtayı güzelce çırpın. Bu karışımı soğumuş olan pirinçlerin üzerine karıştıra karıştıra ekleyin.

-Çorbayı tekrardan ocağa alın ve ara ara karıştırarak pişirin. Kaynadıktan 3-5 dakika sonra altını kapatın. (Çorbanın kıvamı koyu olmuşsa biraz daha su ekleyebilirsiniz.) Ben 2-3 bardak kadar su ilave ettim.

-Domatesin kabuğunu soyup rendeledikten sonra bir tavada az sıvı yağ ile bir kaç dakika pişirin, üzerine nane ve pul biber ekleyerek hazırladığınız domates sosunu  da çorbanızın üzerine gezdirin.

-Son olarak tuzunu da ekleyip karıştırarak servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun…



 PATLICANLI KÖFTELİ TEPSİ KEBABI



İkinci tarifim ise ramazan ayı boyunca Tv8 de iftardan önce yemek programı hazırlayan Arda Türkmen' e yani Arda' nın Mutfağı' na ait. Çok pratik, çok hafif bir o kadar da lezzetli bu patlıcan yemeğini yaz patlıcanları bitmeden yapmanızı ve afiyetle yemenizi tavsiye ediyorum.

Malzemeler: 
Köftesi için ;
500 gr. kıyma
(300 gr. Dana döş  – 200 gr. Kuzu kaburga tek çekim 2 numara )
1 çay kaşığı tuz
1/2 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kırmızı biber
1 yemek kaşığı zeytinyağ

4-5 adet kemer patlıcanı
2-3 adet  domates
2-3 adet yeşil biber (köy biberi)
1 baş sarımsak
1 yemek kaşığı biber salçası
1 yemek kaşığı domates salçası
½ su bardağı su
Yapılışı:  
Bir kapta 500 gr. kıymayı 1 çay kaşığı tuz, 1/2 çay kaşığı karabiber,
1 çay kaşığı kırmızı biber ve 1 yemek kaşığı zeytinyağ ile yoğurun.
En az 2 saat buzdolabında bekletin.
Patlıcanları 4 parmak kalınlığında kesin.
Domatesleri büyüklüğüne göre 2’ye bölün veya bütün bırakın.
Köfteler dinlendikten sonra, patlıcanların yarısı  kadar parçalar halinde 
elinizde ovuşturun.
Yağlanmış fırın tepsisine patlıcan köfte, patlıcan  köfte olarak dizin. 
Köfteleri patlıcanların arasında sıkışrtırarak yayvanlaştırın. Köfte ve 
patlıcanları bitene  kadar fırın tepsisine dışarıdan içeri doğru döşeyin.
Fırın tepsisinin ortasını boş bırakın. Ve buraya domates ve biberleri 
yerleştirin.
1 baş sarımsağı tepsinin aralarına serpiştirin.
1 yemek kaşığı biber salçası ve 1 yemek kaşığı domates salçasını 
yaklaşık yarım su bardağı su ile sulandırarak karıştırın ve üzerlerine 
dökün. Sosun fazla sulu olmamasına dikkat edin. Kalın bir sos 
olması gerekiyor.
200 derecede önceden ısıtılmış fırında; ilk yarım saat ağzı folyo
ile kapalı, yaklaşık yarım saatte ağzı açık olarak pişirin.




Blogumda yer vermeyi sevmediğim bir paragraf vardı burada. Ama kaldırdım. Evet böylesi şeylere burada yer vermeyi sevmiyorum. Hep güzel paylaşımlarımız olsun inşallah...

Bu arada yeni eğitim öğretim yılı tüm öğretmen ve öğrencilere hayırlı olsun. Herkese sağlıklı, keyifli ve mutlu günler diliyorum...

Pazar, Ağustos 26, 2012

YEŞİL SOĞANLI KREMALI SOMON





Fotoğraf güzel değil, sunum özenli değil ama tarif ve lezzet denemeye değecek kadar güzel. Türkmax kanalında bir sabah programı var. Magazin dedikodusu ile başlayıp mutfak sohbetleri ile devam eden ve stüdyo konuklarıyla sona eren güzel bir program "Her Şey Tadında"... Mutfak bölümünde her gün farklı bir konseptte tarifler veriyor Eyüp Şef ve bu somon tarifi de ondan dinleyip aynı gün denediğim bir tarif. Ayrıca pazar balık günüdür ya hani; bugün bir hoşluk yapın kendinize ve bu tarifi deneyin. Unutmadan balıkçımızın dediğine göre somon bu ayın balığı değilmiş. Gerçi marketlerde bulunuyor ama kesin tazesi, güzeli olsun diyorsanız; İglo nun somonuyla yapın derim.

Malzemeler:

4 adet somon fileto
3-4 yeşil soğanın yeşil kısmı
3-4 kiraz domates
1/2 paket yaklaşık 100 ml krema
Bir parçacık tereyağı
Tuz, karabiber

Yapılışı:

Somonları yıkayıp kağıt havlu ile kuruttuktan sonra tuz ve karabiber ile tatlandırın. Teflon tavada çok az bir tereyağı eritip somonları arkalı önlü kızartıp bir fırın kabına alın. Ve 180 dereceye ısıtılmış fırında 10 dk daha pişirin.

Ayrı bir tavaya az bir zeytinyağı koyup yeşil soğanın biraz irice doğradığınız yapraklarını alıp çok fazla ölmeyecek şekilde soteleyin. Üzerine ortadan 2 ye dilimlediğiniz kiraz domatesleri ekleyip 1-2 dk daha soteleyin ve kremayı ekleyin. Çok fazla kaynamasına izin vermeden kapatın altını. Garnitürümüz hazır.

Fırından çıkardığınız somonları servis ederken yanlarına da garnitürden koyun. Afiyet olsun:)

Benim kızlarıma göre somonun üzerine balık yok. Hamsiden başka balığa balık demeyen Karadenizli babamız bile seviyor anlayın işte;)

Herkese sağlıklı günler, keyifli pazarlar diliyorum...


Çarşamba, Ağustos 01, 2012

RUMELİ USULÜ KABAK MUSAKKA





Tarif Sahrap Soysal dan. Gazetelerin en çok haftasonu eklerini severim ben. Blog dünyasını tanımam da Portakal Ağacı sitesinden bahsedilen bir gazete yazısı sonucu olmuştu. Portakal Ağacını gezerken verdiği linklerden bu kocaman dünyanın kapılarını aralayıvermiştim. Yıl 2006... 

Neyse geçelim mi tarife:

Malzemeler

- 5-6 adet orta boy  yeşil kabak
- 250 gr az yağlı  dana kıyma
- 2 yemek kaşığı sıvıyağ
- 2 adet büyük boy  kuru soğan
- 2-3 adet orta boy domates
- 1 çay kaşığı tuz, karabiber
Kızartmak için;
- Yarım su bardağı sıvıyağ (ben Actfry kullanarak çok daha az yağ ile hallettim bu işi)
Beşamel sos için;
- 4 yemek kaşığı sıvıyağ
- 2 tepeleme  yemek kaşığı un
- 3 su bardağı sıcak süt
- 3 adet yumurta
- 1 çay kaşığı tuz, kırmızı pul biber

Yapılışı:  

Kabakların kabuğunu kazıyıp yıkadıktan sonra süzün.
1’er santim kalınlığında halkalar halinde dilimleyip kızgın yağda önlü arkalı hafifçe kızartın ve kâğıt havlu üzerine alın.

Kıyma, 2 yemek kaşığı sıvıyağ ve incecik yemeklik doğradığınız soğanları geniş bir tavaya koyup orta ısılı ateşin üzerine oturtun. Sürekli karıştırarak 5-6 dakika kavurun.
Tuz ve biberi serpin ve soyup tavla zarı formunda doğradığınız domatesleri ilave edin. Orta ısılı ateşte kaynatın. 5 dakika sonra ocaktan alın.

Sosu hazırlamak için sıvıyağı küçük bir tencereye koyup orta ısılı ateşte kızdırın. Unu ekleyip 2 dakika kavurun. Sıcak sütü de azar azar ilave edin. Tel çırpıcıyla sürekli karıştırarak kaynatın.
Tuz ve karabiberi serpip sos kaynayınca ocaktan alın. Üzerine yumurtaları kırıp tel çırpıcıyla hızlı hızlı çırpın.

Bir fırın kabına bir sıra kabak, bir sıra kıymalı karışım, tekrar kabak ve yine kıymalı karışım yerleştirin. En üste tekrar kabak yerleştirin.

Hazırladığınız beşamel sosu en üste gezdirip yemeği 180 dereceye ayarladığınız fırına koyun.
Üzeri iyice kızarıncaya kadar, en az 35-40 dakika pişirip çıkarın. Sıcak sıcak servise sunun.

Herkese hayırlı bir ramazan ayı ve bereketli sofralar diliyorum... Afiyet Olsun!

Salı, Mayıs 22, 2012

DOMATES SOSLU BONFİLE



Bu gece çalışkanım hem de çok çalışkan. Bloga hem blog yazarları buluşmasını anlattığım bir yazı ekledim hem de yeni bir ana yemek tarifi ekliyorum. Daha ne olsun:))

Malzemeler:

6 parça bonfile
Sıvıyağ
1 adet kuru soğan
4-5 olgun domates
veya
şişe domatesten yeteri kadar
tuz
karabiber

Yapılışı:

Tuz ve karabiberle tatlandırdığınız bonfileleri kızgın yağda bir tarafları 3-4 dk olcak şekilde kızartın. Ve bir fırın kabına alın. Ayrı bir yerde yemeklik doğranmış soğanları kavurup üzerine rendelenmiş domatesi ilave ederek biraz pişirin bu esnada bir miktar sıcak su ilavesi yapabilirsiniz. Bu sosu fırın kabında bekleyen bonfilelerin üzerine dökerek 200 dereceye ısıttığınız fırında 25-30 dk kadar pişirin. Suyunda eksilme olursa sıcak su ilavesi yapabilirsiniz. Ben kalorisini az tutabilmek için eklemedim ancak dilerseniz fırından almaya yakın bonfilelerin üzerine kaşar peyniri rendesi serpip biraz kızardıktan sonra da fırından alıp, pilav ve patates kızartması eşliğinde servis edebilirsiniz. Afiyet olsun!

İZMİRLİ YEMEK BLOGU YAZARLARI 2. BULUŞMASI


İzmirli Yemek Blogu Yazarları olarak 1. Buluşmamızın sonunda 2. buluşma için ay belirlemiş ve Sevgili Esma, Sevgili Çiğdem ve benim organizatörlüğümde Sevgili Serap' ın olağanüstü daveti sonucu onun evinde buluşmaya karar vermiştik. Bu buluşma 6 Mayıs günü Sevgili Serap' ın gerçekten muhteşem ev sahibeliği ile Sevgili Esma ve Sevgili Çiğdem' in katkılarıyla gerçekleşti. Ve ben bunu blogumda ancak yazabiliyorum. Organizatörlük konusunda diğer arkadaşlarımın çabaları yanında, benim yaptığım; içecek konusunda katkı sağlamak ve biraz erken gidip sponsor firmaların getirdiği güzel hediyeleri taşımakla sınırlı kalsa da bu keyifli buluşmada organizasyon ekibinde anılmak çok gurur vericiydi. 



Buluşma için gelen herkes birbirinden güzel ve lezzetli ikramlar hazırlamışlardı. Ben de tiramisu yapıp götürdüm. Yiyenler tarafından beğenilmesi beni çok mutlu etti.



Getirilen ikramların ancak bir kısmının görüldüğü yukarıdaki fotoğraf İzmirli Yemek Blogu Yazarları' nın marifetlerini göstermektedir:) Buluşmaya katılan bütün arkadaşlarım bloglarında bu güzel tariflerini yayınladılar.  Bence tariflerin hepsi denenmeyi hakediyorlar.



Buluşma gündemimizde Sevgili Figen' in doğum günü kutlaması da vardı. Ve 2 arkadaşımız ayrı ayrı tam da Figen' i anlatan pastalar hazırlamışlardı. 

Yukarıdaki pasta Figen' in Atatürk sevgisini anlatan detaylarla bezenmiş, lezzet olarak da; tam da 41 kere maşallah pastasıydı. Pastayı yapan Sevgili Zeynep' in  ellerine, yüreğine sağlık:)


  

Doğum gününün bir diğer pastasını Sevgili Şermin hazırlamıştı. O da Figen' i anlatan bir pasta hazırlayarak hem tadıyla, hem Figen' in çok başarılı olduğu fotoğrafçılığa atıf yapan fotoğraf makinası detaylarıyla muhteşem bir işe imza atmıştı. Figen' e eşi, oğlu, ailesi, sevdikleriyle geçireceği nice mutlu ve sağlıklı yıllar diliyorum.


   


Günün bir diğer pastası muhteşem ev sahibeliği, düşündüğü her türlü detay ile eksiksiz bir gün geçirmemizi sağlayan Sevgili Serap' ın Bloomberg Tv deki Kelime Oyunu yarışmasında kırdığı rekor için kutlama pastası olarak Sevgili Burcu  tarafından hazırlanmıştı. Serap' ı tekrar kutluyorum bu güzel başarısı için:)) Sevgili Burcu' ya da ellerine sağlık diyorum bu harika pasta için.



  


Sofra Dergisi çekilişle aramızdan 3 arkadaşımıza 1 er yıllık dergi aboneliği hediye etti. Yanımızda oldukları için çok teşekkürler. Benim yemek ve blog işlerine başlamamda Sofra Dergisi' nin ayrı bir yeri vardır. Vazgeçemediğim bir dergi olma özelliğini hala koruyor. Başarıları için de tebrikler...
 

 


Yanımızda olan bir diğer firma da; her zaman olduğu gibi, hepimizin mutfağının vazgeçilmezlerinden Dr. Oetker idi. Denerken sonucundan emin olduğum bir dolu ürün verdiler. Çok teşekkür ederiz bizi yalnız bırakmadıkları için:)



Yine yeniden yanımızda olan bir diğer firma ise Yonca Gıda idi. Geçenlerde yaptığım patlıcan oturtma sırasında kullandığım ayçiçek yağının hafifliği inanın beni çok etkiledi. Şimdiye kadar yaptığım en hafif patlıcan yemeği oldu desem yeridir. Turşuları zaten herkesin bildiği gibi ev turşusu lezzetinde. Ketçap ve mayonez bizde çok sık tüketilmediği için henüz tadamadım ama şişe domatesi evde artık zahmete girip şişe domatesi yapmasam mı dedirtecek cinsten! Yonca Gıda' ya da yürekten teşekkür ediyorum.




Buluşmamızda hem ürünleriyle, hem de; samimi, sıcak, içten hali ile hepimizin içimizden biri gibi hissettiği Sevgili Fatma Altay Hanım ile yanımızda olan Yuva Maya hakikaten gönlümüzü fethetti. Ve ben kendi adıma Yuva Maya nın ürün yelpazesinin bu kadar geniş olduğunu bilmediğimi itiraf etmeliyim. Çok teşekkürler, iyi ki yanımızdaydınız!

2006 yılından beri sürdürmeye çalıştığım blog yazarlığı bana çok güzel arkadaşlar kazandırdı. Doğum günü kutlamaları sırasında Sevgili Figen hayattaki en büyük zenginliğinin böyle güzel arkadaşlar dostlar biriktirmesi olduğunu söyledi. Herkesin hayatında böyle zenginlikler olmasını diliyorum:) 

Nice keyifli buluşmalara...


Pazar, Nisan 08, 2012

KAHVALTI SOFRAMDAN İKİ TARİF


Blog arkadaşlarım için hazırladım bu kahvaltı sofrasını. Bir kaç tarifi de sayfamda paylaşayım istedim. Çok ara verdim yine. Facebook du twitter dı derken blogları iyice ihmal eder olduk. En azından benim için durum böyle.

2 yıldır çalışmıyorum takip eden arkadalarım biliyorlar. Ama günlerim o kadar yoğun geçiyor ki çoğu zaman akşam yorgunluktan bitap düşüyorum. Bu uğraşılar sağlıkla ilgili olduğunda yükü yüreğime de biniyor, işte o kötü. Onun için durmadan sağlık olsun da gerisi önemli değil deyip duruyorum. 40 yaşı geçince böyle oluyormuş demek ki insanın içine bir korku düşüyormuş. Allah ım kimseyi korktuğuna uğratmasın.

Neyse gelelim tariflere:)

İlk tarif denediğim bütün reçetelerinde yüzümü güldüren Sevgili Müge' ye ait. Baklava yufkası ile kıymalı börek; çıtır çıtır... yiyenin mutlaka bir tane daha yediği enfes bir börek.




Malzemeler (16 parça börek için)
  • 12 Adet Baklava Yufkası
  • 250 Gr. Kıyma
  • 3 (Orta Boy) Kuru Soğan
  • 1 Yemek Kaşığı (Tepeleme) Kuş Üzümü
  • 1 Çay Kaşığı Şeker
  • Tuz - Karabiber
  • 2-3 Yemek Kaşığı Zeytinyağ (İç harcı için)
  • 2-3 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ (Yufkaların arasına sürmek için)
  • 1 Yumurta Sarısı (Böreklerin üzeri için)
  • Susam (Üzerine serpmek için)

Yapılışı

  • Öncelikle iç harcını hazırlayın. Soğanları minik minik (yemeklik) doğrayın. Zeytinyağ ile orta ateşte, renkleri sararıp şeffaflaşıncaya kadar kavurun. Kıymayı ekleyin. 4-5 dk. sürekli karıştırarak kavurun. Tuz, karabiber ve şekeri ekleyin, bir kez karıştırıp ocağı kapatın ve kuş üzümlerini ekleyin. soğumaya bırakın. (Kuş üzümlerini ayıkladıktan sonra, ılık su içinde 10 dk. bekletip, süzün ve harca o şekilde ekleyin.)
  • 1. yufkayı tezgaha serin, fırça ile üzerine sıvı yağ sürün. 2.yufkayı üzerine serin, tekrar sıvı yağ sürün. 3. yufkayıda serdikten sonra yağ sürmeden, kıymalı harcı üzerine serpiştirin. (Nohut büyüklüğünde ve mümkün olduğunca eşit serpmeye gayret edin)
  • Yufkaları, nazikçe ama mümkün olduğunca sıkı şekilde rulo yapın ve 4 parça olacak şekilde kesin.
  • Tepsinizi hafifçe yağlayın ve börekleri dizin. Üzerine yumurta sarısı sürün ve susam serpin.
  • 180 derecede ısıtılmış fırında yaklaşık 30-35 dk. üzeri kızarıncaya kadar pişirin.



İkinci tarif bana göre blog dünyasının duayenlerinden Sevgili Hatice' nin. Mısır Gevrekli Kurabiye tarifinde değiştirdiğim tek şey hamuru hazırladıktan sonra streç filme sarıp biraz dolapta beklettikten donra dilim dilim kesip yağlı kağıda dizmek oldu.

Mısır Gevrekli Kurabiye

Malzemeler:

  • 150 gr tereyağı (oda sıcaklığında)
  • 100 gr (yarım su bardağı) toz şeker
  • 1 adet yumurta
  • 100 gr kuru üzüm (1 su bardağı)
  • 180 gr un (1,5 su bardağı)
  • 120 gr mısır gevreği (4 su bardağı)

Hazırlanması:

  1. Fırını 165C'ye getirip ısıtın. Tepsiyi yağlayıp hafifçe un serpin. (ben yağlı kağıt serdim)
  2. Derin bir kabın içinde tereyağı ve toz şekeri mikser veya çırpma teliyle karıştırarak yumuşatın.
  3. Yumurtayı ekleyip 1-2 dakika daha karıştırın.
  4. Kuru üzüm, un, mısır gevreğini ekleyip 1-2 dakika daha karıştırarak hazırlayın. (tarif karıştırmayın diyor ama ben elimle karıştırınca ancak toparlandı karışım)
  5. Önceden hazırladığınız tepsiye kaşık yardımıyla aralıklı olarak dökün.
  6. Önceden ısıtılan fırında 15-20 dakika pişirin.
  7. Tepsileri fırından çıkartıp soğumaya bırakın.


Çocuklarınıza mutlaka yapın bu kurabiyeden. Bayılıyorlar benden söylemesi:))




Kahvaltıdaki tatlılardan bir diğeri daha önce tarifini verdiğim Cevizli Tatlı ve meyveli kup. Kupların üzerinde kullandığım pelte Dr Oetker' in blog toplantısında bizlere hediye ettiği paketten:)




Kahvaltıdaki ekmekler de makinada kendi yaptığım ekmeklerdi. Özellikle hellimli olan çok beğenildi. Tarifleri 40Fırınekmek sayfasından aldım. Beyaz unla yapılanı Dereotlu Hellim Peynirli ekmek ve tam buğday unu ile yapılanı Cevizli Ekmek tarifi baz alınarak yapıldı. Tavsiye olunur:))

Herkese sağlıklı, huzurlu ve bereketli bir hafta diliyorum...

Not: Fotoğraflar için Sevgili Figen' e çok teşekkür ediyorum.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...