Cumartesi, Nisan 30, 2011

GARANTİLİ SUFLE TARİFİ




Tarif Emel Başdoğan' a ait. Geçen yıl yanılmıyorsam Mayıs ayı gibi Kanal D de tam da öğlen saatlerine denk gelen "Tam Tadında" isminde bir yemek programı hazırlıyordu Emel Başdoğan. Hiçbir programını kaçırmamaya çalışıyordum. O kadar kaliteli, o kadar öğretici ve o kadar güzel bir programdı ki. Ve bir gün aniden yayından kalktı. Yaz dönemine girildiği için ara verildiğini düşünmüştüm ama maalesef yeni yayın döneminde başlayan programlardan biri olamadı. Neden bu tür yapımlar yeterli reyting alamaz anlayamıyorum, sanırım içinde sansasyon olmadığı için:(





16.06.2010 günü yayınlanan "Tam Tadında" programında Emel Başdoğan kızına çeyiz niyetine bırakacağı birkaç demirbaş tarifinin olduğunu, bunlardan birinin de başarısı garanti olan sufle tarifi olduğunu söyledi. Ben de hemen not aldım tabii. Neredeyse 1 yıl olmak üzere ama ben başarısından yapmadan emin olduğum tarifi ancak bu akşam yaptım ve beni yanıltmadı. Güzel Prensesim ile birer tane yedikten sonra hemen geçtim bilgisayarın başına. Çoğu kişinin sevdiği ama yapmaya cesaret edemediği, yapsa bile her seferinde başarılı olamadığı sufleyi bu tarifle yapın afiyetle yiyin diye hemennn yazıyorum:))

ÇİKOLATA SUFLE

Malzemeler :

30 gr tereyağ
3 yemek kaşığı toz şeker
120 gr bitter çikolata
1 paket vanilya
4 yumurta sarısı
4 yumurta beyazı
1 tutam tuz
1 yemek kaşığı pudra şekeri
1 tatlı kaşığı limon suyu
1 yemek kaşığı sıcak su



Yapılışı :

1- Çikolataları kırın. Tereyağ ile birlikte benmari usulü eritin. Tereyağ altta çikolatalar üstte olsun. Su dolu bir kabın içine başka bir kabın yüzer şekilde konarak içindekilerin eritilmesi benmari usulü oluyor.

2- Yumurta beyazlarını bir tutam tuz ilavesi ile katılaşana kadar çırpın. Daha sonra içine 1 yemek kaşığı pudra şekerini ve 1 tatlı kaşığı limon suyunu karıştırın.

3- 1 yemek kaşığı sıcak su ile 3 yemek kaşığı şekeri karıştırıp şeker eriyinceye kadar ocakta tutun.

4- Yumurta sarılarını vanilya ekleyerek çırpıp, erimiş şekeri yavaş yavaş ilave edip çırpmaya devam edin. Daha sonra erimiş çikolata-tereyağ karışımını ekleyin.

5- Bu arada fırını 190 dereceye ısıtın ve sufle kaplarınızı tereyağ ile yağlayıp üstlerine toz şeker serpin.

6- Çikolatalı karışımın içerisine çırpılmış yumurta beyazı karışımının önce az bir miktarını karıştırıp daha sonra tamamını ilave edip beyazlar sönmeden yavaş yavaş karıştırarak homojen olmalarını sağlayın.

7- Sufle kaplarını 1 parmak boşluk kalacak şekilde doldurup önceden ısıtılmış fırına sürün ve 13 dakika pişirin.

8- Fırından çıkardığınızda sıcak sıcakken; pudra şekeri serperek, üzerine bir top dondurma koyarak veya çırpılmış krema ilavesi ile servis yapabilirsiniz.

Daha önce de sufle denemelerim olmuştu ama bizim en çok hoşumuza giden tarif bu oldu. Bir daha eve sufle getirteceğimi yada dışarıda sipariş verip 30 dakika bekleyeceğimi hiç sanmıyorum. İnanın çekinmeyin, siz de deneyin. Evde kendi yaptığınız sufleyi yemenin tadına varın. Afiyet olsun...

Sevgili Emel Başdoğan' a tarif için, programlarında ondan öğrendiklerim için çok teşekkür ediyorum. Böyle insanlar iyi ki varlar.

Geçen pazar günü Hürriyet Gazetesi Pazar ilavesinde Ayşe Arman'ın Arman Kırım Bey ile yaptığı röportajı okumuş ve kanser ile mücadelesini, rahatsızlığını öğrenmiş, çok etkilenmiş ve çok üzülmüştüm. "Büyütmem gereken bir kızım var şalteri nasıl kapayabilirim?" diyen Arman Bey in ölüm haberini duydum 3 gün sonra. Çok üzüldüm. Arkasında kendini hatırlatacak eserler bıramış olması sanırım tek teselli. Ben de Hürriyet Gazetesi' nde "Simit-Havyar" isimli köşesinde verdiği tariflerden 2 tanesini deneyerek sayfamda yer vermiştim. Burada ve buradaki tarifler sonucundan çok memnun kaldığım tariflerindendi Arman Bey'in. Kendisine Allah tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Allah ım eşine ve kızına sabır ve metanet versin!

Sevdikleriniz sağlıklıyken değerini bilerek, tadına vararak yaşayacağınız günler diliyorum hepinize. Keyifli bir pazar olsun herkese :)

Salı, Nisan 26, 2011

KURU DOMATESLİ ve ZEYTİNLİ EKMEK


Malzemeler :

1 cup (230 ml) + 110 ml ılık su (su bardağı ölçüsü 1 tam + 3/4 )
2 yemek kaşığı toz şeker
1 paket instant maya
1 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı zeytinyağı
2 yemek kaşığı yoğurt
2 cup kepekli un (su bardağı ölçüsü ile toplamda 4,5 bardak un)
2 cup beyaz un
2 yemek kaşığı ruşeym
1 avuç kadar çekirdeği çıkarılıp doğranmış siyah zeytin
6-7 adet zeytinyağında bekletilmiş kurutulmuş domates dilimlenmiş

Yapılışı :

Ben ekmek makinası aldığımdan beri ekmeklerimi makinayı kullanarak yapıyorum. Önce şeker, maya, ılık su, tuz, zeytinyağını koyup üzerine unu ekliyorum. Makinanın genelde 1 nolu 3 saatlik programını seçiyorum. Büyük boy, orta kabuk renginde başlatıyorum çalıştırmaya. 40 dk kadar sonra bip sesi ile birlikte zeytin ve domatesi ekledim. İç malzemelerim değişiklik gösterebiliyor. Özellikle pazar kahvaltılarına çok yakışacağını düşündüğüm bu tarifi denemenizi öneririm.

Yaklaşık 2,5 saat sonra bütün evi kaplayan misss gibi bir ekmek kokusu oluyor. Sadece bunun için evde ekmek pişirmeye değer. Ayrıca kızlarımın küçüklüklerinden anılarında böyle kokular kalmasını çok önemsiyorum. Çünkü biliyorum ki; ileriki yaşlarda duydukları bir koku ile çocukluklarının o mutlu günlerine geri dönüp yaşama sevinci kazanacaklar. O gün yaşadıkları zor bir olayı yada sıkıntıyı belki de böyle aşacaklar.

Herkese ağız tadı yerinde, bol bereketli sofralar ve keyifli günler diliyorum :)

Pazar, Nisan 24, 2011

23 NİSAN ŞENLİKLERİ


Çalıştığım dönemlerde 23 Nisan benim için daha çok evdeki işlerimi halledebileceğim bir gündü. Güzel Prensesim i ne bir stadyum kutlamasına, ne sonrasında yapılan çeşitli 23 Nisan şenliklerine hiç götürmedik. Sadece okulda varsa bir kutlama götürüp getirdik acelece. Geçen sene çalışmadığım ilk 23 Nisan tatilinde Güzel Prensesim ile İstanbul turundaydık. Dolayısiyle miniğimin ilköğretimdeki ilk Çocuk Bayramı Gösterisini izleyememiştim. Bu sene gösteri başlangıç saatinden 1 saat 15 dakika önce tören yerindeydim. En az miniğim kadar heyecanlıydım yani. Okulumuz; ana sınıfı da dahil olmak üzere ilköğretim 1. kademe sınıfları olarak çok güzel bir gösteri hazırlamışlardı. Oturduğum yerden tüm müziklere çoşkuyla eşlik ettim.



Ana sınıfları dünya ülkelerinin danslarını konu alan bir gösteri hazırlamışlardı. Hepsi birbirinden güzel yaptılar gösterilerini :)



Miniğimin gösterisinde 2. sınıfların 3 şubesi birlikte bir dans gösterisine hazırlanmışlar. Kalabalık oldukları için sahneyi tam doldurdular. Ve Sertap Erener' in Rengarenk parçası eşliğinde harika bir dans sundular bizlere. Dansı videoya çektiğim için buraya fotoğraf ekleyemedim. Ama dans öncesi bekleme sırasında görünüyorlar fotoğrafta.



Daha büyük sınıflar ise step dans hazırlamışlardı, onlar da harika bir gösteri sundular.



Bornova Koleji İlköğretim Okulu öğretmen ve öğrencilerini bu güzel gösteri için gönülden tebrik ediyorum.

Ertesi gün ise miniğimi bir arkadaşının annesi ile sözleşerek Kültürpark Tenis Kulübünde EÇEV (Ege Çağdaş Eğitim Vakfı) yararına düzenlenen 23 Nisan Şenliklerine götürdük. Blogumda genelde olumsuz olaylardan bahsetmeyi sevmiyorum. Ancak yaşadığımız şeyi bu defa anlatmak istiyorum ki böyle davrananlardan biri tesadüfen de olsa burayı okursa aslında karşısındakilerin enayi olmadığını, sadece seviyelerine inmemek için bir noktadan sonra sessiz kaldıklarını bilsinler.

Bir arkadaşımla organizasyonun başladığı saatte oradaydık. Masaların çoğu doluydu. En kenarda bir masa farkettik 2 sandalyesi doluydu 4 sandalye boş. Biz arkadaşımın küçük oğlu da dahil kızlarımızla 5 kişiydik. Eşyalarımızı koyduk. Çocuklar acıktığı için yiyecek almaya gittik. 15 yada 20 dakika sonra elimiz kolumuz dolu döndüğümüzde bir de ne görelim. Bıraktığımız eşyalar bir sandalyeye yığılmış diğerlerinde bayanlar otıurmuş yemeklerini yiyorlar ve bizim hiç farkımızda değilmiş gibi bir tavırdalar. Kibarca ya biz buraya eşyalarımızı bırakmıştık yer ayırmıştık ama dememize kalmadan "tapusunu mu aldınız? Sizi mi bekleyecektik. Ne olmuş yani oturduk yiyoruz. Biletler numaralı değil, öyle olsa numaralı olurdu v.s. v.s... Aman Allah ım sanki bu konuda eğitim almışlar. Bir de biri susuyor ötekisi alıyor sazı eline... Seviyelerine düşmeyelim diye uzaklaştık çaresiz. Ama sayemizde oturdukları masada ara ara kalktıklarında eşyalarını da bırakarak gün boyu oturdular utanmadan:S Madem birini eleştiriyorsun aynı hareketi sen nasıl bu kadar fütursuzca yapıyorsun??? "Dün dündür bugün bugündür" söyleminin bu olaydaki etkisi...

Bunla kalsa iyi! Kenarlarda ortası çiçeklik olan betonları masa gibi kullanarak yemeklerimizi koyabileceğimiz bir yerin etrafına 4 sandalye bulduk oturduk. Tabii çocuklar yemeklerini yedikten sonra oynamaya gittiler. Arkadaşım da zaman zaman oğlunun peşinden koşturuyor. Her neyse 2 genç anne geldi çiçekliğin diğer yanına. Bir tanesi betona oturmak yerine bizim sandalyelerden birinin üzerindeki eşyayı kenara koyarak oturdu bir güzel betona oturttuğu! çocuğunu yediriyor. Ben ordayım ama... Ya bir sorabilirdi falan diye aklımdan geçiriyorum ama ses çıkarmıyorum. Neyse biraz sonra hanfendi kalktı çocuğunun peşinden gitti. Ben de sandalyenin üstüne tekrar eşya koyarak çektim kendime doğru. Aaaa birazdan geldi hanım. Yine hiç birşey söylemeden montu alıp kenara koyunca; sorabilirdiniz dedim sadece. İki elini birbirine vurarak "ne o tapusu mu elinde" dedi önce ve car car devam ediyor daha ne laflar... aynı ilk masadakilerin söyledikleriyle birebir örtüşen! Bana laf yetiştirirken çocuğu kayboldu ortadan, bu bir telaş kalktı. Bu sefer arkadaşı saldırıya geçti bana. "Çocuklu bir insana yapılabilecek en kötü şeyi yaptınız, değdi mi yani şimdi değdi mi" ... falan. Neyse çocuğunu buldu diğeri. Ve bu çok bilmiş hanımlar çöplerini atmayı bile beceremeyerek kalan her şeyi betonunun üstünde bırakarak kalkıp gittiler bana söylenerek. Başında kimse olmasa bile başkasının eşyasını elleyemeyen biri olarak bu olanlar bana inanılmaz çirkin geldi. Ve birlikte geldiğimiz arkadaşımın yorumu şu; "bu çirkinliği yapanlar birbirleriyle başedebilmek için aynı ağızdan konuşmaya alışmışlar". Nezaketsizliği, küstahlığı meziyet sanan bu insanlar yüzünden bu tür yerlere gitmek bile istemiyorum ama İrem çok eğlendi. Ben de buraya yazdım içimi döktüm... Ohhhhh!

Birbirine saygılı, anne olmayı sadece çocuğu yedirmek sanmayan, çevresine duyarlı kadınları daha fazla görebilmeyi umarak herkese iyi bir hafta diliyorum...


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...