Cumartesi, Temmuz 19, 2008

BÖĞÜRTLENLİ CHEESECAKE ve BALIKLIOVA' DA BİR HAFTASONU


Aklıma estikçe değişik cheesecake denemeleri yapıyorum. Evdekilere, özellikle de Şef' e sevdiremediğim bir tat. Son 1 aydır Şef uzaklarda:( Onun sevdiği şeyleri yapamıyorum. İçimden gelmiyor. Birşeyler yapmak istediğimde onun pek de hoşlanmadığı ama benim denemek istediğim tarifleri yapıyorum şu sıralar. Fotoğraftaki cheesecake de onlardan biri. Tarifi Sevgili Kibele' nin Mutfağı' ndan aldım. Garanti bir tarif olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Tarif için yönlendirdiğim linke bakabilirsiniz. Ben sayfamda da olmasını istediğim için aynen aktarıyorum :

Malzemeler:


Cheeseceke için:


3 yumurta
300 gr süzme yoğurt
400 gr krem peynir
1 su bardağı tozşeker
vanilya
100 gr krema
2 çorba kaşığı un


taban için :

2 paket eti burçak bisküvi
yarım su bardağından biraz fazla erimis ılık tereyağı
1 çay kasığı tarcın
yarım su bardağı fındık tozu


üzerine:

böğürtlen
çilek aromalı jel.


Yapılışı:


Bisküvileri robotta toz halıne getirin içine fındık tozu, tarçın ve yağı ekleyin karıştırın iyice. Yağlanmış kelepçeli kalıba bastırarak yayın kenarı 2 cm. yuksekliğinde olsun.

cheesecake için:

peyniri, yoğurdu , kremayı ve sekeri mikserle 5 dakika çırpın . Yumurtaları tek tek ekleyerek çırpmaya devam edin vanilya ve unu ekleyin karıstırın. Bisküvi karışımının üzerine dökün.
önceden ısınmış 150 derecede 40 -45 dakika pişirin. Soğuyunca üzerini örtün dolapta birgün bekletin. Üzerine böğürtlenleri dizin jeli hazırlayın 10 dakika sonra uzerine gezdirin dolapta bir gece bekletin servis yapın..



Geçen haftasonu miniğimin yani İrem' in okul arkadaşı Egemen' in ailesinin yazlığına davetliydik. Yazlıkları Balıklıova' nın çıkışında, harika bir koyda. Yeşille mavinin içiçe geçtiği bir sahili, çok güzel, havuz gibi bir denizi var.



Çocuklarım sayesinde çok güzel dostlar edindiğimi söylemeliyim. Güzel Prenses' imin 3 yıl devam ettiği bale kursu sayesinde ortak konularımın olduğu çok güzel dostlar edinmiştim. Şimdi de miniğimin arkadaşlarının anneleri ile güzel dostlukların başlangıcındayız:)

Yukarıdaki fotoğrafta görülen köşkle ilgili bir efsaneden bahsetti Egemen' in annesi Sevgili Habibe. Zamanın sultanlarından biri yaz için kendine bir köşk yaptırmak için bu koyu seçmiş. Koyun her iki tarafına ve ortasına kestirdiği koyunları astırmış. En geç bozulan koyunun bulunduğu yere de köşkü inşa ettirmiş. Ne güzel bir fikir değil mi? Böylelikle en serin yeri seçmiş:) Şimdi bu köşk, cafe olarak site sakinlerinin hizmetinde.



Yukarıdaki fotoğrafta İrem ve Egemen günboyu çıkmadıkları denizin kenarında:)



Pırıl pırıl bir deniz. Üstelik çocukların çok rahatlıkla oynayabildiği bir sahili var. Biz anneler rahat ettik tabii. Bir de ev sahibimiz sahile nescafe ve kek servisi bile yaptı, düşünün artık. Kendi evimdeymiş gibi rahat ettirdi arkadaşım bizleri. Buradan da çok teşekkürler diyorum Habibe' ciğime:)



İrem ve Egemen biraz yorulmuşlar anlaşılan:) Baksanıza ne de güzel oturmuşlar yan yana. Denizi seyrediyorlar. Ama bu sakin oturmanın çok sürmediğini tahmin ettiğinizi düşünüyorum.



Yazlıkların genel bir görüntüsünü de paylaşayım istedim. Çok beğendim ben bu siteyi. Güzel Prensesim seneye ev kiralamamızı istiyor buradan. Bakalım kısmet. Allah sağlık versin de.



En son fotoğrafı köşkün olduğu taraftan çektim. Koy neredeyse tam olarak görünüyor. Gittiğimiz haftasonu İzmir ve çevresinde kuvvetli bir rüzgar olmasına, yolumuzun üzerinde denizi dalgalardan köpük köpük görmemize rağmen burası kesinlikle dalga almayan bir yer. Dolayısiyle tam çocuklara göre. Çok güzel geçirdiğimiz bu haftasonu için evsahibimize tekrar tekrar teşekkürler:)

Keyifli, sağlıklı, huzurlu bir pazar günü ve iyi bir hafta diliyorum...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...