Pazar, Haziran 29, 2008

BLOG ARKADAŞLARIMIN SÜRPRİZİ, YENİ FOÇA' DA BİR DOST ZİYARETİ VE YENİ KİTAPLARIMIZ




Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Gülenay' cığım Amerika' dan tatile geldiğinde bizim balkonda buluştuk:) Fotoğrafta gördüğünüz muhteşem pastayı Sevgili Figen ve Sevgili Selda yani Şekerden Düşler yapıp getirdi. Gülenay, Figen, Nilay ve Selda ile birlikte çok keyifli bir akşam geçirdik. Figen ve Selda' nın yaptığı pasta hayatımda yediğim en güzel pastaydı desem inanın abartmış olmam. Her ikisine de çok teşekkür ediyorum. Kendimi çok özel hissettirdiler bana:)



Nilay' cığım da harika bir cheesecake yapıp getirmişti. Üzerine beyaz çikolata ve badem kırıkları koyduğu cheesecake için bir de böğürtlenli sos hazırlamıştı. O kadar denemem oldu, bu kadar güzelini yapamadım. Ellerine sağlık Nilaycım!



Gülenay' cığım da sigara böreği sarıp getirmiş. Ben de koko ve patatesli-salatalıklı soğuk bir salata yaptım iş dönüşü. Geldiklerinde de sigara böreklerini fırına attık. Bu güzel börek için de Gülenay' a çok teşekkürler. Sonra da imece usulü yaptıklarımızdan oluşan soframızı kurduk. Her birini tadı damağımızda kalarak yedik ama asıl sohbetimizin tadı damağımızda kaldı. Gülenay gitmeden bir daha buluşmak için sözleşerek bitirdik gecemizi. Umarım seneye de tekrarlayabiliriz.




Bu haftasonu işyerinden bir abimizin yazlığına davetliydik. 3 aile olarak sabah erkenden Yeni Foça' ya doğru yola çıktık. Harika bir kahvaltı sofrası ile başlayan günümüz çocuklara yaptırılan deniz sefası, dinlenme, tekrar deniz ve kuş sütünün bile eksik olmadığı mükellef bir mangal sofrası ve güzel sohbetler eşliğinde tamamlandı. Ev sahibi Ömer Can abimiz ve eşi Güler ablamız o kadar içten o kadar güleryüzlü bir ev sahipliği yaptılar ki bizlere, kendi evimdeymiş gibi rahat ettim günboyu. Her ikisine de dostlukları ve misafirperverlikleri için yürekten teşekkür ediyorum.



Yemekten sonra sitelerinin bulunduğu çevreyi gezdik. Oldukça çok fotoğraf çektim. Ama sizlerle burada sadece bunları paylaşabildim. Türkiye' nin her köşesi ayrı bir cennet. Foça' da da harika koylar var. Sitelerine ait plaj da bu harika koylardan birinde.



O kadar güzel de bir bahçeleri var ki. Dalından koparıp meyve yeme zevkini tattık günboyu. Şeftaliler, kayısılar, mürdüm erikleri, elmalar... Hepsi birbirinden lezzetliydi. Tabii yemeğin yanına koparıp koparıp yenilen yeşil acı biberleri de unutmamak lazım. Salatalıklar çıtır çıtırdı:) Güzel güzel çiçekler de vardı tabii. Kısacası çocukların eğlendiği, bizim hem eğlenip hem dinlendiğimiz unutulmaz bir gün yaşadık. Keşke Şef de olsaydı:( Tek eksiğimiz oydu.



Bu arada İdefix' den son verdiğim sipariş kitaplarımız geldi. Bu set ve bu kitap bana:)



Bu kitaplar ise güzel prensesim' e:) Güzel prensesim' e getirttiğim bu kitapların yazarı hem blog arkadaşım hem hemşehrim Sevgili Fatma Pekşen yani Mutfak Solisti. Kitapları Merve okuduktan sonra ben de okuyacağım.

Hepimize iyi bir hafta dileklerimle...

Cumartesi, Haziran 07, 2008

MİNİĞİMİN YIL SONU GÖSTERİSİNİ "ÇOCUKÇA" KUTLADIK:)


Zaman o kadar hızlı geçiyor ki... Miniğimin bu seneki yıl sonu gösteri davetiyesini elime aldığımda, bu İrem' ciğimin kaçıncı gösterisi diye düşündüm. İlk anda ikinci gösterisi diye hatırlasam da doğrusunun üçüncü gösterisi olduğunu anladığımda zamanın ne kadar çabuk geçtiğinin bir kez daha ayrımına vardım.

Okulumuz bu sene de harika bir gösteri hazırlamış. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Gösteriyi izlerken eşime dedim ki "bu çocuklar tabii kendine güvenli bireyler olurlar". 3 yaş dahil hepsi hareketlerini o kadar güzel yaptılar ki. Şimdiden kalabalık bir topluluk önünde kendilerini korkmadan gösterebilmeleri takdire değer. Okulumuzun güzelliği de işte tam burada. Güzel prensesim den sonra ikinci kızımı da bu okulda yetiştirdiğim için kendimi şanslı sayıyorum.




Bu seneki gösterinin konusu "oyuncakların dünyası" idi. Bütün oyuncaklar gece el ayak ortadan çekilince kendi aralarında eğlenmeye başlıyorlar. Yukarıda fotoğraflarını gördüğünüz oyuncaklar porselen bebekler:) Benim hiç porselen bebeğim olmadı ama nasıl olursa olsun bebekler her kız çocuğu için çok önemlidir. Bu porselen bebekler de o kadar güzel bir bale gösterisi sundular ki... Miniğim bu porselen bebeklerden birisiydi ve tüm porselen bebekler birbirinden güzeldi. Bravo kızlar!





Sırada 3 yaşın canlandırdığı değişik oyuncaklar var. İlk üç fotoğraf onlara ait. 4 yaş çocuklarının canlandırdığı arabalar da kendi aralarında eğlenmeyi ihmal etmediler. Ama ben onların sadece tek kare fotoğrafını çekebildim. Çok hareketlilerdi:)) Veee 5 yaşın erkek çocukları kızıldereli oyuncak olup, öğretmenlerini tutsak etmişler ve etrafında kızıldereli dansı yaparak eğleniyorlar. Beyler hepiniz çok yakışıklısınız! 6 yaşın kızları ve erkekleri geçmiş zamandaki şövalyeler olmuşlar, kılıçlarıyla birbirlerine oyunlar yapıyorlar. Tabii bunda katıldıkları eskrim turnuvasının etkisi de görülüyor. Şimdi de olsa keşke bu şövalyelerden:)




Oyuncaklar toplu halde müziğe de merak sarmışlar. O kadar güzel ritim tuttular ki, sonrasında müzik öğretmenimizin velilerle yaptığı ritim denemesi çocukların yeteneklerinin anne ve babalarından geldiğini kanıtlar nitelikteydi. Çok eğlendik çookkk:))




3 yaş oyuncaklarımız :) biraz da spor yaparak eğlendiler. Bizi de çok keyiflendirdiler. Aferin güzel çocuklar!




Eeee... 3 yaş spor gösterisi yapar da 5 yaş Minnie ve Mickey Mouse lar durur mu? Cimnastik öğretmenleri İrina' nın eşliğinde onlar da harikalardı. Sporun çocuk gelişimindeki önemini bildiğim için çok memnun oldum doğrusu.




Okulumuzun güzel sahibesi Ender hanımın fotoğrafını çekmeden olmazdı, ben de çektim ama kendisinin fotoğraftakinden de hoş bir hanım olduğunu belirtmeliyim. Mavi elbiseli bayan ise drama dersi öğretmenimiz. Güzel prensesim in de drama öğretmeniydi. Ve drama dersinin çocuğun özgüvenine etkisini çok açık yaşadık. Gösterinin başında diplomalarını alan 6 yaş çocukları uzun çoraplı pippi olmuşlar ve spor yapıyorlar. Renkler nasıl ama? Bayıldım ben bu gösteriye. 6 yaş çocuklarının hepsine yeni başlayacakları ilköğretim okullarında başarılarının devamını diliyorum. Bu arada müzik öğretmenimizi de velilerle ritim çalışması yaparken görüntüledim ama fotoğraf istediğim gibi çıkmamış. Müzik öğretmenimize de sonsuz teşekkürler!




Gösterinin en ser verip de sır vermeyen kısmı folklorda şimdi sıra. Dönem başından beri gösteri ile ilgili çocuklara ne yaptıkları sorulduğunda tek bilgi vermedikleri çalışmaları folklor oluyor. Folklor öğretmenlerini o kadar iyi dinliyorlar ki ağızlarından bu konuda bir ipucu almak imkansız. Sakladığı kadar varmış. Bize büyük bir sürpriz oldu oynadıkları oyunlar. Ve hepsi de çok çok başarılıydı.




Sizin için nasıldır bilmiyorum ama benim için folklor oyunları içerisinde Kafkas yöresinin oyunları her zaman farklı bir yere sahiptir. İşte 6 yaş çocuklarımız öyle güzel bir Kafkas oynadılar ki inanın hayran kaldık. Ve misafiri oldukları okuldan tüm arkadaşları tarafından uğurlandılar.




Okulumuzun sahibi Ender Hanım ile Arif Bey' e, Müdiresi Psikolog Beyza Hanıma, tüm yaş gruplarının öğretmenlerine, branş öğretmenlerimize ve okulun diğer çalışanlarına da çok çok teşekkürler!





Bu arada Sevgili Serpil ve Sevgili Burcu sayfalarında ayrı, ayrı bahsettiler ama ben son zamanlardaki yoğunluğumdan yazmaya fırsat bulamadığım için ancak şimdi bahsedebileceğim. Geçtiğimiz günlerde kısa bir Samsun seyahatimiz oldu. Biliyorsunuz Şef yani eşim Samsunlu ve ailesi de orada yaşıyor. Onları ziyarete gittiğimizde ben de blog dünyasının bana kazandırdığı dostlarımdan Serpil'ciğimi ziyaret edeyim istedim. Sayesinde blog dünyasından bir dost daha kazandım. Serpil'ciğim güleryüzü, sıcaklığı ile çok mükemmel bir ev sahipliği yaptı bizlere. Burcu' cuğum ise içindeki pastasever hanımı dinleyip güzel bir pasta ile gönlümdeki yerini perçinledi:) Dost insanlarla güzel bir sofranın etrafında yapılan sohbetin tadına doyamadım. Kırk yıldır tanışıyormuş hissiyle yapılan sohbet çok samimi ve sıcaktı. Canlarım ikinize de tekrar tekrar teşekkürler! Ben de sizleri İzmir' e bekliyorum.

Samsun'a gitmeden birkaç gün önce İzmir'in güzel mekanlarının birinde yine blog dünyası sayesinde tanıştığım dostlardan Gülenay'cığım ve Nilay'cığım ile de buluştuk. Güzel bir akşam yemeği sırasında ortak zevkleri olan insanlar olmanın verdiği enerjiyle durmadan konuştuk, gülüştük:) İşi çıktığı için gelemeyen Figen'ciğimin de kulaklarını çınlattık tabii. Yakında tekrar görüşeceğiz inşallah.

İşte böyle... Bu arada hepinizin evinde olduğu gibi çok şükür ki bizim evimizde de her gün bir tencere kaynıyor. Ancak son zamanlarda o kadar yoğun günler yaşıyorum ki sizlerle yeni bir tarif paylaşamadım. En kısa zamanda telafi etmek dileğiyle...

Herkese sağlıklı, keyifli ve mutlu bir pazar ve iyi haftalar!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...