Cuma, Şubat 29, 2008

MİDYE TATLISI

Tarif Oktay Usta' dan...




Malzemeler:


1 yumurta

1/2 paket kabartma tozu

1 çay bardağı sıvıyağ

1 çay bardağı süt

1 fiske tuz

Nişasta

Alabildiği kadar un

İç harcı için:

1 su b. iri çekilmiş ceviz

Üzeri İçin
:

150 gr tereyağ


Şerbeti için
:

3 su bardağı su

3 su bardağı toz şeker

Yarım limon suyu

Yapılışı:

İlk olarak karıştırma kabına süt, yağ ve yumurta alınarak çırpılır. Daha sonra azar azar un ilave edilir. Bu arada şerbeti de hazırlanır. Başka bir kapta kabartma tozu ve limon suyu karıştırılarak hamura ilave edilerek yoğrulur. Hazırlanan hamur 10 - 12 bezeye bölünür. Bezeler tabak büyüklüğünde açılarak istenirse 6' şar 6' şar, istenirse tamamı aralarına nişasta serpilerek üst üste konur. Daha sonra hamur tepsi büyüklüğünde açılır. Açılan hamur sıkıca sarılır. Rolu haline getirilen hamur yarım saat buzdolabında bekletilir. Hamur daha sonra 1' er parmak arayla kesilir. Kesilen hamur yan yatırılarak çay tabağı büyüklüğünde açılır. İçine ceviz konularak kapatılır. Yağlanmış tepsiye dizilir. Üzerine eritilmiş tereyağı sürülerek önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirilir. Pişen tatlı fırından çıkarılarak, tatlı sıcak, şerbet soğuk olacak şekilde şerbeti dökülür.


Hepimize keyifli, sağlıklı güzel bir hafta sonu diliyorum.

Pazar, Şubat 17, 2008

TOST EKMEĞİ ARASINDA ISPANAKLI-HAVUÇLU TAVUK




Yemeğin ismi benim uydurmam:) Tarif yıllar önce Sana'nın ekmeküstü margarin çeşitini yeni çıkardığı günlerde, ekmeküstü margarin kullanılarak yapılan yemekler üzerine hazırlanmış yemek programından. Programı kimin sunduğunu bile hatırlamıyorum.

Yemek programları arasında Oktay Usta'nın Yeşil Elma programı benim için 1. sırada ama seyretme imkanım sadece yıllık izin günlerimle sınırlı. Üstelik birkaç aydır Sevgili Ayşem cuma günleri Oktay Usta ile birlikte şeker hamurundan pastalar yapıyormuş. Ama henüz seyredemedim. Keşke haftasonları programın hafta içinden özet tekrarlarını verseler. Samanyolu TV den bu blogu okuyan olur mu ki acaba? :))


Tiyatro Sanatçısı Gülriz Sururi' nin hazırlayıp sunduğu bir yemek programı vardı. O program da çok hoşuma giderdi. Gülriz Sururi' nin telaşsızca, ogünkü konuğu ile sohbet ederek hazırladığı, daha çok şık sunumlu yemekler her zaman ilgimi çekmişti. Hala yaptığım birkaç tarif var o programdan. Aklımda bir de Gülriz Hanım' ın ilginç saç modeliyle kalan yemek programı:) Hatırlayanlarınız mutlaka vardır. Kaliteli bir programdı.

Neyse gelelim tarifimize. Öğrendiğimden beri zaman zaman yaptığım, lezzetli ve sunumu şık bir yemek. Kesinlikle denemenizi tavsiye ediyorum.


Malzemeler :

1,5 paket tost ekmeği

Ekmeklerin üzerine sürülecek kadar kahvaltılık margarin

5-6 dal yeşil soğan

1/2 kg ıspanağın yaprak kısımları

2 büyük havuç

1 adet tavuk göğüs eti

2 adet kemiksiz tavuk kalça eti

Tuz, karabiber, kimyon, kırmızı biber

2 adet yumurta

2 su bardağı süt

1 su bardağı kaşar peyniri rendesi

Yapılışı :

Tost ekmeklerinin kenarlarını kesin. Biraz sıvıyağda ince doğranmış yeşil soğanlarla, ıspanağı kavurun. Tuz ve karabiber ile tatlandırın. Ayrı bir yerde küçük küçük doğranmış tavuk etleri ile rendelenmiş havuçları soteleyin. Tuz, kırmızı biber ve kimyon ile tatlandırın. Fırına dayanıklı derin bir kabı yağlayıp, tost ekmeklerini dizin. Üstlerine fırça yardımı ile margarin sürün. Önce ıspanak-taze soğan karışımını yayın. Onun üstüne tavuk-havuç karışımını yayın. Üstlerine tekrar tost ekmekleri dizin ve yağlayın.

2 yumurta ile 2 bardak sütü çırpıp ekmeklerin üzerine yavaş yavaş dökün. Rendelenmiş kaşarla her tarafını kaplayın. 190 dereceye ısıtılmış fırında kaşarlar kızarana kadar pişirin. Dilimleyerek servis yapın.


Haftaiçi miniğim biraz rahatsızdı. Perşembe günü hepimiz hazırlanıp evden çıkmak üzereyken ağrısı olduğunu söyledi, ağladı. Ben işe, o okula gitmedi ve küçük hanımı dinlendirmek için evde kaldık. Öğleden sonra bir arkadaşım ve annemler geldi. Geçenlerde yapıp bir kısmını dondurucuya koyduğum elmalı rulolardan çıkardım. O kadar pratik oldu ki. Sevgili Mine' ye tekrar teşekkürler.


Sevgili Fulya'dan da Hindistan Cevizli Piramitler tarifini yaptım. Epeydir aklımdaydı. Öğrenciliğimde koko yemeyi çok severdim. Bu tarifle sevdiğim o tadı yakaladığımı düşünüyorum. Yaptığım günden beri 3-4 defa daha yaptığıma bakılırsa kardeşlerim, eşim ve kızlarım da sevdi:) Sevgili Fulya'ya da çok teşekkürler bu güzel, pratik ve lezzetli tarif için.

Ayrıca avcı böreği yaptık (kızkardeşim, arkadaşım) 3 yufkadan. Her bir yufkayı 8 e böldük. Üstlerine su-yağ karıçımı sürdük. İç olarak soğan ve kıymayı kavurup ceviz ekleyerek hazırladığımız malzemeden koyup, sigara böreği gibi sardık. Yumurta-yağ karışımına sonra da galeta ununa batırıp fırın tepsisine dizdik ve kızarana kadar fırınladık.

Bir de tesadüfen hazırda patates salatam vardı. Miniğim öğle yemeği sonrası uyurken biz de kısa sürede hazırladıklarımızı afiyetle yedik. Miniğim dinlenmenin de etkisiyle akşama daha iyiydi ama ertesi gün de teyzesi baktı yine okula göndermedik. Allahtan haftasonuna yakındı diye düşünüyorum. Dün doktoruna da gittik. Bugün daha iyi ama yarın sabah erkenden bir tahlil daha yaptıracağız.


Kolajda görülen pasta ise geçen haftasonu gelen misafirlerim için yaptığım böğürtlenli-çikolatalı pastaya ait. Tarif Sevgili Burçin' den, tarifte tek uymadığım nokta şeker hamuru süslemesi oldu. Ben file badem serpiştirerek kolaya kaçtım. Çok güzel bir pasta oldu. Teşekkürler Burçin'ciğim:)

Hepimize başarılı, sağlıklı ve mutlu, iyi bir hafta diliyorum..

Pazartesi, Şubat 04, 2008

AŞURE, URLA MANZARALARI ve NEFESİMİ KESECEK ANLAR SOBESİ



İlk aşuremi geçen yıl hazırlamıştım. Bu yıl ikinci defa yapmış oldum. Tarifi detaylı vermeyeceğim. Çok güzel aşureler hazırladığınıza eminim. Ben sadece annemden öğrendiğim ve dikkat ettiğim birkaç noktayı paylaşacağım.

- Buğdayı çok iyi ayıklayıp, birkaç defa yıkamak,

- Buğdayı biraz kaynattıktan sonra 1 gece suda bekleterek kendi kendine patlamasını, kabarmasını sağlamak,

- Buğdayın kabardığı ve beklediği bu suyu mutlaka dökmek,

- Fasulye ve nohutu da 1 gece suda bekletip, ertesi gün ayrı ayrı pişirmek,

- Kayısıyı, kuru üzümü ve inciri de yumuşayana kadar ayrı ayrı pişirmek,

- İyice pişip özleşen buğdayın içine malzemeleri teker teker ekleyip karıştırmak, damak zevkine uygun ölçüde şeker eklemek ve inciri aşureyi karartmaması için sona bırakmak,

işte ben tüm bunlara dikkat ederek pişirdim aşuremi.

Perşembe gecesinden buğdayı, nohutu ve fasulyeyi suya koymuştum. Niyetim cuma akşamı aşuremi pişirmekti. Ama iş çıkışı bir arkadaşımızı ziyarete gidip biraz da geç dönünce cumartesi sabahına kaldı. Cuma gecesi dönünce buğdayı çok az kaynattım ve sabaha kadar yine beklettim.
Cumartesi öğlen gibi komşularıma sıcak sıcak aşuremi dağıtmıştım bile:) Allah kabul etsin inşaallah.

Pazar günü Urla' ya gittik. Hava ve manzara o kadar güzeldi ki hem bu manzara fotoğraflarını sizlerle paylaşmak, hem de Sevgili Burçin' in beni de davet ettiği "Nefesimi Kesecek Anlar" sobesine her zaman nefesimi kesen deniz fotoğraflarının eşlik etmesini istedim. Burçin'ciğim teşekkür ederim:)




Nefesimi kesecek anlardan

1. Bana “işte bunlar, bakalım kaç tanesi gerçek olacak” dedirtenler :

- Kızlarımın iyi ve sevdikleri bir meslek sahibi olduğunu görmek,

- Yine kızlarımın mutlu birer yuva kurduklarını görmek,

- Eşimle birlikte sağlıkla yaşlanmak,

- Avustralya Sidney' e gidebilmek :)




2. Hemen yapabileceğim halde yapmayı neden beklediğimi bilmediklerim :

- 15-20 kg verip daha da genç görünmek,

- İngilizceyi mesleğimde ilerleme açısından bana yardımcı olacak bir seviyeye getirmek,

- Kendimle daha fazla ilgilenmek,

- Şeker hamuruyla denemeler yapmak,




3. Bir fantezi; bir daha dünyaya gelme şansım olsaydı…

- Bir zamanlar yaptığım kayak sporunda profesyonel ve dünyaca ünlü bir kayakçı olmak,

- Avustralya yerlileri Aborjinilerle yaşam felsefelerini özümseyecek kadar zaman geçirmek,

- Dünyayı gezmemi sağlayacak bir meslek,

- Ama yine de eşimle tanışmak

isterdim. Bu sobe Burçin' in dediği gibi insanın hayatının muhasebesi oluyor bir anlamda. Burçin beni sobelediğinde eşime bahsettim ve çok da fazla isteğim, hayalim yok ki ne yazsam dedim. Cevabı 3 maddeyi de içine alacak kadar derindi.

"YAŞIYOR OLMAK BİLE İNSANIN NEFESİNİ KESER" dedi. Ne dersiniz haklı değil mi?



Yukarıdaki fotoğrafa özellikle dikkat!!! Ne kadar güzeller değil mi?




Burası da hepimizin geçen yazdan beri severek izlediği "Kavak Yelleri" dizisinin jeneriğinde yer alan yazının olduğu duvar. Güzel prensesim'in tek seyrettiği dizi "Kavak Yelleri". Urla' yı bir de bu gözle gezdi ve çok heyecanlandı.

Ben de Sevgili Nilay'ı, Serpil'i, Nino'yu, Burçin'i ve Müge'yi sobeliyorum.

İyi haftalar...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...