Çarşamba, Ocak 30, 2008

HAFTASONU İKRAMLARI


Cumartesi akşamı epeydir görüşemediğimiz, çok sevdiğimiz iki dost aileyi konuk ettik evimizde. Onlara hazırladıklarımı paylaşmak istedim sizlerle.




Güzel bir pasta yaptım. Pandispanyası kakaoluydu. Arası ve üstü için crem ole kullandım. Arasına muz ve çikolata damlaları koydum. Üstüne de file antep fıstığı.




Etimekli Gökkuşağı salatası Akşam Menüsü' nden Sevgili Nükhet' e ait. Hazırlaması çok pratik, görünüşü oldukça şık ve misafirlerimin çok beğendikleri bir salata oldu.





Elmalı Rulo ise Teatime Sevgili Mine' ye ait. O kadar güzel bir tarif ki mutlaka denemenizi öneriyorum. 1 rulo hala derin dondurucumda. Ani bir misafirde yada tatlı krizinde şimdiden hazır yani.

Sosisli milföy ve tulum lorlu bohça böreği de diğer çeşitlerdi. Lor güzel olunca börek de çok daha güzel oluyor bunu bir kez daha anladım.

Bu haftasonu kısmet olursa aşure yapmak istiyorum. Geçen yıl ilk defa kendim yapmıştım. Evdekiler tarafından çok beğenilmişti. Bakalım bu yıl başarabilecek miyim?

Bu arada bu akşam makaron yaptım ben. Ustamız Sevgili Zinnur' un yazılarını defalarca okumuştum. Akşam tarifi yaparken biraz acele ettim. Bu seferlik sonuç olması gerektiği gibi değildi. Ama bu beni yıldıramayacak!


Posted by Picasa

Pazar, Ocak 20, 2008

DAMALI PASTA


Geçen salı erkek kardeşimin doğumgünüydü. Ona pastasını ben hazırlamak istedim. Geçen yazımda bahsi geçen pastayı güzel prensesim hazırlamış ve Sevgili Müge'nin tarifini kullanmıştı. Müge bana yazdığı yorumda damalı pastada kullandığı pandispanyanın da onu hiç üzmediğini söyledi ve onu da denememi önerdi. Bu öneri tam da zamanında yapılmış oldu:) Kardeşime bu pastayı yaparsam güzel bir sürpriz olacağını düşündüm. Ve pazartesi akşamı yemekten sonra kolları sıvadım.


İki renk pandispanya hazırladım; sade ve kakaolu. Aynen Müge'nin yaptığı gibi, her keki önce ortadan ikiye kestim, sonra her kekten halkalar ve yuvarlaklar çıkardım. Tıpkı onun gibi portakal suyu ile ıslattım kekleri. Ben aşamaları fotoğraflamadım. Çünkü, tarif sahibi Sevgili Müge aşamaları çok güzel anlatmış ve fotoğraflamış. Ben halkaların iç duvarlarına beyaz çikolata sos, ara katlara ise krem şanti ve ahududulu-çilekli pasta kreması kullandım. Yanları kalan krem şanti ile üzerini de kalan pasta kreması ile kapladım. Evdeki malzemelerle yaptım desem daha doğru:) Bir dahaki sefere güzel süsleyeceğim söz:))


Kardeşime güzel bir sürpriz oldu :)) Herkes çok beğendi. Kesinlikle korktuğum kadar zor bir pasta değilmiş. Pandispanya o kadar güzel ki halkalar ve yuvarlaklar hiç parçalanmadan çıkarılabiliyor. Teşekkürler Müge'ciğim:)


Hepimize sağlıklı, mutlu ve başarılı bir hafta diliyorum.

Pazar, Ocak 13, 2008

TATLI - TUZLU KURABİYELER ve GÜZEL PRENSESİMİN İLK PASTASI

TAHİNLİ KURABİYE

Tarif, çok sevdiğim bir komşuma ait. Taşındıkları yeni evlerine "güle güle oturun" a gittiğimizde yaptığı çeşitlerden biriydi ve hepimiz tarafından çok beğenildi. Tarifi alındı. Buraya yazılmasa olmazdı:)

Malzemeler :

1 su bardağı tahin

1 su bardağı şeker

1 su bardağı iri dövülmüş ceviz

1 paket margarin (oda ısısında) veya tereyağ

2 adet kabartma tozu

Aldığı kadar un

1 yumurta beyazı (üstüne)

1/2 su bardağı iri dövülmüş ceviz (üstüne)

Yapılışı :

Oda sıcaklığında margarin, şeker, tahin, ceviz, kabartma tozu ve un ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğrulur. Ceviz büyüklüğünde bezeler yuvarlanır, önce yumurta akına sonra cevize batırılarak yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizilir. Soğuk fırına konarak, 180 derecede pembeleşene kadar pişirilir.

ELMALI KURABİYE (ANNE USULÜ)


Bu tarif de başlıktan da anlaşılacağı gibi anneciğime ait. Yani çocukluğumdan beri yediğim bir lezzet. Bu tarifin de burada olması gerekiyordu. Sonunda oldu:)

Malzemeler:

1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı sıvıyağ
125 gr margarin veya tereyağ (oda ısısında)
1 adet kabartma tozu
1 adet vanilya
Alabildiği kadar un

İçi için :

2 adet rendelenmiş elma
2 yemek kaşığı şeker
1/2 su bardağı iri dövülmüş ceviz

Üstü için : Yeter miktarda pudra şekeri

Yapılışı :

Yumuşamış margarin, sıvıyağ, yoğurt, kabartma tozu, vanilya ve un ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğrulur. Ceviz büyüklüğünde bezeler el ile açılarak iç malzemesi konur. İç malzemesi için elma, şeker ve ceviz çiğden karıştırılır. İçi konduktan sonra kapatılarak ay şekli verilir. 180 derece fırında hafif pembeleşene kadar tutulur. Fırından çıkarılıp biraz ılındıktan sonra üzerine pudra şekeri elenir.

MISIR UNLU TUZLU MUFFİN



Bu tarif ise Sevgili Ebruli Tatlar' a ait. Sevgili Ebru' ya bu güzel tarifi için teşekkür ediyorum. Tarif için buraya bakabilirsiniz.

PEYNİRLİ - DEREOTLU TUZLU KURABİYE



Bu tarif ise evde bozulmak üzere olan beyaz peynir ve yarım kutu krem beyaz peyniri değerlendirmek amacıyla tarafımdan uydurulmuş ve ev halkı tarafından beğeniyle yenmiştir.
Kısaca yazmam gerekirse yarım kutu pınar beyaz, 200 gr kadar beyaz peynir, 1 yumurtanın akı,1 çay bardağı sıvıyağı aldığı kadar un ile yoğurdum. 1 çay kaşığı kadar mahlep, kabartma tozu ve bolca ince doğranmış dereotu ekledim. Yuvarlak şekiller verip, üzerlerine yumurta sarısı sürüp 180 derece fırında pişirdim.

GÜZEL PRENSESİMİN YAPTIĞI İLK PASTA




Yeni yıl arefesinde güzel prensesimle mutfaktayken "anne sen yanımdayken ama kendim bir pasta yapsam yada birlikte yapsak, hadi tarif bulalım" dedi. Sevgili Müge'nin her zaman güvendiğim pandispanyam dediği tarif geldi aklıma. Merve küçük şekilli bir kalıp kullanmak istediğini söyleyince Müge'nin tarifini yarım ölçü uyguladık. Ben pandispanya piştikten sonra bölme işlemini yaptım. Kremasını hazır dolgu kreması kullanarak yine Merve üzerindeki tarife göre hazırladı. Arasının ve üstünün süslemelerini de o yaptı. Ben hiç karışmadım. Bu pastadan bir arkadaşına ikram etti ve onun beğenisini, iltifatlarını aldı. Güzel kızııımmmm, ellerine sağlık. Bu arada Sevgili Müge'nin dediği gibi bu pandispanya tarifi bizi de hiç üzmedi. Teşekkürler Müge'ciğim:)

İyi haftalar:)

Pazartesi, Ocak 07, 2008

BLOGUN HAYATIMIZDAKİ YERİ...

Yüzyüze tanışma şansı yakaladığım blog arkadaşlarımdan Sevgili Nilay beni Blogun Hayatımızdaki Yeri oyununa davet etmiş. Böyle oyunları, mimleri seviyorum ve de Nilay'cığıma çok teşekkür ediyorum:)

Eveett başlayalım;

1.Blog yazmaya ilk defa ne zaman başladım?

Blog yazmaya 5 Eylül 2006 da başladım. 2005 yılının Mayıs ayında Hürriyet Gazetesinde Portakal Ağacı sitesi ve Sevgili Hatice ile ilgili okuduğum haberden sonra hem portakal ağacını hem de linklerini takip etmeye başladım. Ve bu dünya çok hoşuma gitti. Yemek blogları haricinde diğer konularla ilgili bloglar ve kişisel günlükler de ilgimi çekti. Yaklaşık 1,5 yıl sonra ben de bu paylaşımın içinde yer almak istedim. Ve blogumu oluşturdum:)

2.Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?

Hem belli bir çizgide olmasına dikkat ediyorum, hem samimi yazmaya çalışıyorum. Şimdi ne demek bu demeyin:)) Tam ortasını bulmaya çalışıyorum diyelim. Yemek konusunda çok başarılı bloglar var. Pasta konusunda da öyle. Ben özellikle annemin yemeklerini arşivlemeye çalışırken, kendi pişirdiklerimden de beğendiğim, güvendiğim tarifleri vermeye çalışıyorum. Ayrıca günlük yaşantımdan paylaşılmaya değer bulduğum şeylere yer veriyorum. Benimki ortaya karışık misali:)

3. Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?

Çocuklarla işim bittiğinde yani her ikisi de yattığında laptop um kimi zaman salonda kucağımda eşimle sohbetime, kimi zaman mutfakta masada TV de sevdiğim bir diziye eşlik ediyor. Bazen de işyerimde öğle tatillerimde yemek sonrası kahveme :)) Tabii bu işin yazım kısmı, ya yazılacakların hazırlanması? İşte fedakarlık isteyen asıl konu! Ama, verdiğim tarifler için kimi zaman yeni denemeler yapmak zorunda hissetsem de, mutfak benim için bir terapi alanı olduğu için hep keyif alıyorum. Şu sıralar tek sorun yüksek çıkan kolesterol değerlerimden dolayı Şef' den yasaklı olmam.

4. Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

Artan bekleyiş demeyelim de, başlanılan işin sürdürülmesi sorumluluğu diyelim. En azından bu benim için böyle. Ama zorunlu bir hal almıyor bence. Sadece bu dünyayı ve arkadaşlarımı sevdiğim için ayrı kalmak istemiyorum ve mümkün olduğunca düzenli güncellemeler yapmaya çalışıyorum. Ziyaretler daha zorunlu bir hal alıyor aslında. Vakit azlığından ziyaret edemediğim yada ziyaret edip de yorum yazamadığım arkadaşlarım olunca rahatsızlık duyuyorum.

5. Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Allah sağlık ve imkan verdiği sürece diyeyim ben de. Nice güzel paylaşımlara inşallah.

Takip ettiğim kadarıyla birçok arkadaşım bu oyuna katıldı. Daha önce davet edildiler mi bilmiyorum ama kabul ederlerse ve fırsat bulup cevaplayabilirlerse ben de yemek ve biz grubunun ve sayfasının kurucuları Sevgili Figen ve Sevgili Zeynep' i bu oyuna davet etmek istiyorum.

İyi haftalar:)

Çarşamba, Ocak 02, 2008

ZEYTİNLİ ÖRGÜ AÇMA


Tarif Oktay Usta' ya ait. Nefis oluyor kesinlikle tavsiye ediyorum. Şekil verirken ben örgü yapmadım. Ama ne şekli verirseniz verin tadı harika:)

Malzemeler :

4 su bardağı un
1 paket kurumaya
1 çay bardağı ılık süt
1 çay bardağı ılık su
1 çay bardağı sıvıyağ
1 yumurta
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı tozşeker
100 gr margarin (ben sıvıyağ sürdüm)
1 kase zeytin ezmesi
1 kase kaşar peyniri rendesi

Yapılışı:

4 su bardağı un karıştırma kabına alınır. Tuzu, mayası, şekeri ilave edilip karıştırılır. Daha sonra sıvılar ilave edilir. Yumurtanın akı, su, sıvıyağ, süt ilave edilerek yoğurulur. Hazır olan hamur bezelere ayrılarak açılır. Açılan her bir bezenin üzerine bolca margarin sürülür. Daha sonra zeytin ezmesi ve kaşar peyniri rendesi konularak hamurlar rulo yapılır. Rulolar yuvarlanarak uzatılır. Hamurlar 3 er 3 er alınarak örgü yapılır. Yapılan örgüler yağlanmış tepsiye alınır.1 yumurta çırpılır zeytinyağı eklenerek örgülerin üzerine sürülür. Fırında üzeri kızarana kadar pişirilir.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...