Salı, Kasım 27, 2007

...


Ölüm herkesin kendinden uzak zannettiği ama herbirimize bir o kadar da yakın bir gerçek. Doğumu sevinçle karşılıyoruz. Ama ölümler hep içimizi acıtıyor. Allah gençlerden, çocuklarımızdan uzak tutsun diye dua ediyoruz her ölüm haberi duyduğumuzda. Sevgili Esra çok genç yaşta yaradanımıza geri döndü. Ona Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Okuduğumuz duaları Sevgili Esra'ya da göndermeyi unutmayalım olur mu?


Geçen yıl 27 Kasım'da babam uzun zamandır teşhis edilemeyen hastalığı "enfektif endokardit" e bağlı beyin kanaması geçirdi. 1 gece reanimasyon bölümünde makinalara bağlı kaldıktan sonra, 28 kasım günü öğle saatlerinde vefat etti. 24 temmuz günü yazdığı vasiyetine uygun olarak 29 kasım da defnedildi. Perşembe günü senesi için hazırlıklarımız var. Allah dualarımızı kabul eder inşaallah. Mekanın cennet olsun Babacığım...


Sevgili Esra için dualar okuyan, anısını yaşatmak için uğraşan bütün arkadaşlarımızdan Allah razı olsun. Blog dünyasının güzelliğini bir kez daha gösterdiler hepimize. Aşağıdaki mavi yazılar Selen'in sayfasından. Daha detaylı bilgi için Selen'in sayfasını ziyaret edin lütfen!


Biliyorsunuz ki üç gün önce hepimiz sevgili Esra ile vedalaştık. Esra’nın Zerrin ile birlikte hazırladığı, tariflerinin dışında bize en güzel hediyesi Kevgir dergisi oldu. Kevgir Aralık sayısına kavuşmamıza da sayılı gün kaldı. Zerrin’in önerisiyle biz de istedik ki bu yeni sayı Esra’ya hediye gelsin. Onun sevdiği yemekler, onun kendi tarifleri bizim uygulamalarımız ile yeni sayıda yer alsın. Hüzünlü, mutsuz yazılar değil, mutlu, güzel anılarla dolu eğlenceli bir sayı olsun, Esra’yı gülümsetelim ve sevindirelim. Düşünün ki bu ona bir veda değil sürpriz hoş geldin hediyesi. Esra ile tanışmanızdan, komik anılarınızdan, yorumlaşmalarınızdan, paylaştıklarınızdan bahsedin. Fazla bir paylaşımınız olmadıysa da tarifini o kadar lezzetli pişirin ki anısız da olsa ondan bir aferin kapın.Önümüzde sadece 2 gün var. Bu iki gün içinde aşağıdaki listeden seçeceğiniz yemeği pişirip fotoğrafını da çekerek yazınızla birlikte “esraicin@gmail.com” adresine mail atın. Listedeki her kategoriden seçim yapabilirsiniz. Tariflere ulaşmak için başlıklara tıklayabilirsiniz.Sizden tek ricam seçim yapınca yorum ile tercihinizi iletmeniz. İKİ seçim yapın ki biri sizden önce davrandıysa ikinci tercihiniz size verilsin. Yarın sabah 09.00 itibariyle kişiler ve yemekler listesi hazır olacak. Mail atmak için son gün ve saat de 29.11.2007 Perşembe akşam saat 21.00. Bu tarihten sonra gelecek mailler maalesef kabul edilmeyecek.

Pazartesi, Kasım 19, 2007

# KAYNANA ÇATLATAN TARİFLER #

Tarif, Hürriyet Gazetesi Yazarı Arman Kırım' a ait. Özellikle haftasonları gazetelerin eklerini okumak en büyük zevklerimden biri. Hemen hemen hiçbir sayfayı atlamadan okurum. Buna nasıl vakit buluyorsun derseniz gazete eklerini bir hafta boyunca yanımda gezdirdiğimi ve her boş vaktimde parça parça okuduğumu söyleyebilirim. Bloglardan da bu sayede haberim olmuştu. Sevgili Hatice' nin Portakal Ağacı sitesinin haberini okuduktan sonra uzunca bir süre iyi bir blog izleyicisi oldum. Şimdi de iyi bir blogger olmaya çalışıyorum:))

Konumuz dışında ama yine bu ekler sayesinde Pipa Pipa' dan da haberim oldu ve Güzel Prensesim ile birkaç arkadaşına kahramaları kendileri oldukları öykü kitapları hediye ettim. Miniğim için henüz erken, aceleye gerek yok. Allah sağlık versin de onun kahramanı olduğu bir kitap da ona seçerim inşaallah.


Herneyse gelelim konumuza:) Arman Kırım iki hafta boyunca Peynir Keki (Cheesecake) yapmanın inceliklerini yazdı köşesinde ve tarifler verdi. Tam da benim cheesecake denemeleri yaptığım bir dönemdi. Burada ve burada diğer tarifleri de görebilir ve dikkat edilmesi gereken noktaları yani bu işin inceliklerini okuyabilirsiniz.

İlk cheesecake denemem Sevgili Pastacı Burcu' nun Limonlu Cheesecake idi. Tadı çok güzel olmuştu ama görüntüsü Burcu' nun sayfasındaki gibi değildi. Bu arada bazı blog arkadaşlarımın sayfalarında peynir keki yaparken dikkat edilmesi gereken noktaları okudukça yeniden deneyeyim bunlara dikkat edeyim diye düşünerek, ikinci denememi Sevgili Tulosh'dan İnciler' deki bu tarif ile yaptım. Tabanı bisküvi ile değil browni ile olan bu tarif de gerçekten çok hoşuma gitti. Her iki tarifin de nedense fotoğrafını çekemedim. Yani bir nedeni varsa da şimdi hatırlamıyorum. Daha sonraki denememi Sevgili Aslı'nın tarifiyle yaptım ve sayfamda da yayınladım. Çok da beğendim. Dikkat ederseniz beğendim diyorum çünkü evdekilere sevdiremedim:(

Daha sonraki denememi Arman Kırım' ın tariflerinden biriyle yaptım. Kahveli-Çikolatalı Peynir Kekini teyzemlere giderken götürdüm. Yemek sonrasında birer dilim yedik ve çok da güzeldi. Ama bu kekle ilgili bir hata yapmıştım. Tarifte peynirli karışımda ne un ne pirinç unu yoktu ve ben sulu kalacak endişesi ile 2 tatlı kaşığı pirinç unu ekledim. Kesinlikle tarife uyulması gerektiğini teyzem ertesi güne kalan kısmın çok sertleştiğini söylediğinde anladım. Böylece sizlere de peynir keki maceralarımdan kısaca! bahsetmiş oldum.

Sevgili Lale'nin ev sahipliği yapacağı Kaynana Çatlatan Tarifler Etkinliğini duyduğumda bir peynir keki denemesi daha yapmam gerektiğini düşündüm:) Arman Kırım' ın sıra dışı tarifler olarak yorumladığı tariflerinden balkabaklı peynir kekinde karar kıldım. Gelelim tarifimize;

BALKABAKLI PEYNİR KEKİ



Balkabaklı Peynir KekiTaban için:
1.25 su bardağı kepekli bisküvi kırıntısı
3 çorba kaşığı şeker
1 çay kaşığı tarçın
1/4 bardak eritilmiş tereyağı

Dolgu için:
700 gr krem peynir (Ben Pınar krem peynir kullandım)
1/3 bardak kahverengi şeker
5 tatlı kaşığı un
4 yumurta
1 yumurta sarısı
1 bardak balkabağı püresi (ben yaptığım kabak tatlısından ezerek kullandım)
1/2 bardak taze krema
1 paket toz vanilin (veya bir kaşık doğal vanilya esansı)
1 çay kaşığı rendelenmiş muskat
2 çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığı toz zencefil
1/2 çay kaşığı dövülmüş karanfil (kabak tatlısını yaparken karanfil ekledim)
Dekor için ceviz, portakal dilimleri ve çırpılmış taze krema



Yapılışı:

Tüm malzemeler oda sıcaklığında olmalı.
1. Fırını önceden 175 C dereceye ısıtın. Kekin tabanı için büyükçe bir kásede bisküvi kırıntılarını, tarçını, şekeri ve eritilmiş tereyağını iyice karıştırın. Çapı 23 cm. olan hafifçe yağladığınız mandallı kek kalıbının içine boşaltın ve bir bardağın dibini kullanarak karışımı kalıbın dibine düzenli bir şekilde bastırarak yayın.

2. Büyük bir kásede krem peyniriyle kahverengi şekeri orta hızdaki elektrikli çırpıcıyla çırparak pürüzsüz hale getirin. Unu ekleyip çırpmaya devam edin. Yumurtaları birer birer ekleyip karıştırın, ardından da yumurta sarısını çırparak karıştırın. Arada kásenin kenarlarını sıyırın. Balkabağı püresini, taze kremayı, vanilini, muskat, tarçın, karanfil ve zencefili de karıştırın. Bu dolgu malzemesini bisküvi tabanının üzerine boşaltın.

3. 175 C derece fırında 15 dakika pişirin. Fırın ısı düğmesini 100 C dereceye getirin ve keki 1 saat ila 1 saat 10 dakika kadar pişirin. Fırını söndürün. Keki fırın içinde bir saat bekletin. Fırından çıkarın ve kekin etrafında bir bıçak gezdirin. Dışarıda bir süre soğutun, buzdolabında bir gece bekletin ve kaynar suya batırılmış bıçakla dilimler kesin. Ceviz, portakal dilimleri ve çırpılmış kremayla dekore edip, servis yapın.

Tarifin son kısmında da okuyacağınız gibi yazarın önerisi keki, çırpılmış krema ve portakal dilimleri ile servis edilmesiydi. Ancak ben öyle yapmadım, kalan balkabakları ile püre yapıp onunla süsledim ve oldukça da memnun kaldım.

Üzerinin Sosu :

1 su bardağı balkabağı püresi
1/2 su bardağı taze krema
40 gr bitter çikolata

Bir cezveye koyduğum kremayı kısık ateşteki ocağın üzerine aldım ve çikolataları ekleyip erittim. Balkabağı püresini de karıştırıp ocağı kapattım. Soğuyunca peynir kekimin üzerine serdim. İlk resimde gördüğünüz kabakları ise minik kalıplarla kesip çıkarmış ve keki süslemiştim. Ama soslu hali daha güzel oldu.

Etkinlik için Sevgili Lale' ye kolaylıklar diliyor ve teşekkür ediyorum. Tarifleri sabırsızlıkla beklediğimi de belirtmeliyim.

Hepimize sağlıklı, huzurlu, başarılı ve mutlu bir hafta diliyorum...

Çarşamba, Kasım 14, 2007

PATATES VE ZEYTİNLİ BUŞELER

Bu ay da iki güzel etkinlik var. Mahzun Prenses' in evsahipliğinde YE #28 Geleneksel Kış Hazırlıkları ve Lale'nin evsahipliği ile Kaynana Çatlatan Tarifler. Her ikisi de katılmayı çok istediğim etkinlikler. Kış için ben de kendi çapımda bir takım hazırlıklar yapıyorum tabii. Mevsim meyveleri ile reçeller, şişe domatesi ve derin dondurucuya koyduğum patlıcan, fasulye, bezelye, enginar, vişne gibi sebze-meyveler. Bunlar artık her evde kolaylıkla yapılıyor. Değişik ve geleneksel bir hazırlığım maalesef ki yok. O nedenle Sevgili Mahzun Prenses' e etkinlik için kolay gelsin diyor, affını rica ediyorum. Diğer etkinlik için aklımda olan tarifi yapıp bir güzel de fotoğraflayabilirsem katılacağım. Kısmet...


Geçen haftayı oldukça zor geçirdik. Çocukluk arkadaşlarımdan birinin haftasonu yapılacak düğün töreni için Bursa' ya gitmeye hazırlanırken, herşeyin kısmetten öteye gidemediğini bir kez daha anladım. Eşim rahatsızlandı. Ve bizi oldukça da korkuttu. Çok şükür şimdi daha iyi. Tedavisine başladık. Allah kimsenin ağzının tadını bozmasın. Herşeyin başı sağlık.


Sabahları işyerinde ilk çayımızın yanına mutlaka birşeyler yapmaya çalışıyorum. Bu defa da Boyut Yayınlarının Dünya Mutfağı fasiküllerinden aldığım bir tarifi denedim. 3 sabah hiç de bayatlamadan çayımızın yanına eşlik etti. İşyerimde ikram edebildiğim arkadaşlarımın da beğenisini kazanan bu tarifi sizlerle de paylaşmak istedim.

PATATES VE ZEYTİNLİ BUŞELER




Malzemeler :

250 gr patates ( 2 orta boy patates )
1/2 su bardağı süt
2 su bardağı un ( ben 3,5 su bardağı un kullandım )
3 çorba kaşığı tereyağ
100 gr zeytin ( 1 su bardağı kadar )
1 çorba kaşığı biberiye ( olmadığı için ben koymadım )
1/2 bardak su
1 tatlı kaşığı maya
tuz ( ben 1/2 tatlı kaşığı kadar ekledim )

* Eklenti : Sevgili Selda' nın yorumu bana tarifte aslında daha fazla un kullandığımı hatırlattı. Sanırım unların birbirinden farklı olmasından kaynaklanan bir durum var. Ben 1,5 su bardağı daha un eklemek zorunda kaldım hamurun kendini toparlaması için. Bunu yazmayı dün gece unutmuşum. Özür dilerim.

Yapılışı :

Patatesi haşlayıp küp küp doğrayın. Zeytinlerin çekirdeklerini çıkartıp dilimleyin. Unu eleyip ortasını açtıktan sonra mayayı ılık süt ve su ile eritin. Bu aşamada ben çok az da şeker koydum. Yeteri kadar tuz atın tabii zeytinlerin de tuzunu düşünerek. Diğer malzemleri de ekleyip yoğurun ve sıcak bir yerde 1 saat kadar mayalandırın. Yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine küçük yuvarlaklar halinde dizin ve biraz daha bekletin. 190 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.


Kardeşimin güzel tablolarından evimizi süsleyen diğerleri de burada :)








Bu üç güzel koridorumuzda asılı




Bu da güzel prensesimin odasını güzelleştiren, kardeşimin ilk yaptığı resimlerden biri

Hepimize sağlıklı, huzurlu ve mutlu günler, güzel bir haftasonu diliyorum...

Perşembe, Kasım 08, 2007

KIZ KARDEŞİMİN RESİMLERİ VE KABAK TATLIM

Sevgili Tijen "Yeni bir şeyler yüklemenin zamanı geldi galiba Elvan'cığım" dediğinde, epeydir sizlere bahsetmek istediğim bir konu geldi aklıma. Kız kardeşim son 5-6 senedir resim kursuna gidiyor. Çok da güzel resimler yapıyor. Tabii bu resimlerden bizim evimiz de nasibini fazlasıyla aldı. Bugün bu tabloların 3 tanesini sizinle paylaşmak istiyorum. Aslında 1 tane Güzel Prensesimin odasında, 3 tane koridorda, 2 tane salonumuzda, 1 tane mutfağımızda olmak üzere 7 güzel tablosunu bizim evimizi süslüyor. Ve evin havasını o kadar değiştiriyor, o kadar güzelleştiriyor ki Canım Kardeşime ne kadar teşekkür etsem az. Kendisi aynı zamanda güzel atasözümüzün tam karşılığını veren kızlarıma anne yarısı olan bir teyze :) Ona her zaman minnettar olduğumu buradan da yazmak istiyorum. En kısa zamanda ona da bütün güzel resimlerini yayınlayacağı bir sayfa açacağım kısmetse.

Bu tablo salonumuzdaki tablolardan biri...

Bu da diğeri...

Bu ise konusundan da anlaşılacağı üzere mutfakta yemek masamızın dayandığı duvarı süslüyor:)


Bu güzeli de ben yaptım. Dilimlenmiş kabakları güzelce yıkayıp teflon bir tencereye dizdim. Üzerini kapatacak şekilde yani ölçü yazamıyorum göz kararı diyelim şeker ekledim ve 1 gece buzdolabında beklettim. Ertesi gün birkaç karanfil ilavesi ile önce kapağı kapalı halde biraz piştikten sonra fazla suyunu çekmesi için kapağını kaldırarak kısık ateşte pişirdim. Ve bol cevizle süsledim. Yapın, yiyin pişman olmayacaksınız. Üzerine kaymak yada yanına dondurma da çok yakışıyor benden söylemesi. Bu mevsimde hepimizin mutfağında bolca pişen kabağın yıllar önce böreğini yemiş ve bayılmıştım. Sonra benzer bir tarife Sevgili Işıl' ın sayfasında rastladım. Belki benden başkası da vardır böyle bir tarif arayan:) Tarif burada.


Herkese sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir cuma ve haftasonu diliyorum...


Posted by Picasa

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...