Pazartesi, Ekim 29, 2007

BLOGLARDAN DENEMELERE DEVAM :)

Sevgili Eşim'in sürekli "yapıyorsun, yapıyorsun biz de yiyoruz kilo alıyoruz" serzenişleri nedeniyle özellikle de pasta, börek, çörek denemelerim eskiye oranla azalsa da sona ermedi tabii ki. Benim de bahanem çocuklar var demek:) Üstelik yeni tarifler denemeye bayılıyorum.

Sabahları evde mutlaka kahvaltı sofrası hazırlıyorum. Ama sadece Güzel Prensesim evde kahvaltı yapıyor. Biz işe gittiğimizde ilk çayımızla birşeyler atıştırıyoruz. Bazen şantiyelere o kadar erken gitmemiz gerekiyor ki çayımızı zor içiyoruz yada içemiyoruz bile. Bir dilim kepek ekmeği yanında biraz peynir benim için kahvaltıda yetiyor ama arada değişiklik de iyi oluyor.



İlk tarifimiz Portakal Ağacı sitesinin sahibi Sevgili Hatice'nin ablasına ait. Mısır unlu ve tuzlu kek. Biz çok beğendik. Kahvaltıda veya akşam üzeri çaylarının yanında ideal, sağlıklı bir tarif. Tarif için teşekkürler:)



İkinci tarifimiz Sevgili Selin'e ait. Bu da harika bir kek. Şeftalili Kek tarifi için de Selin'e teşekkürler:)




Bu arada ara ara sufle denemeleri yapıyorum. Sevgili Münevver'in tarifini ve Sevgili Aslı'nın tarifini denedim. İkisi de nefis oldu. Tarifler için Sevgili arkadaşlarıma teşekkürler:) Ama istediğim gibi fotoğraflayamadım. Yine de en son yaptığım sufle denememin fotoğrafını yayınlamak istedim. Üstelik Sevgili Münevver sayfasında sıcak çikolatalı kek tarifi vermiş ki bence bu da çok beğeneceğim bir tarif. En kısa zamanda onu da deneyeceğim.


Bir de şeker hamuru denemelerine başlayabilsem. Çok çalışmam lazım çookkk:))

Herkese sağlıklı, mutlu ve huzurlu iyi bir hafta diliyorum...

Pazartesi, Ekim 22, 2007


İçimiz yanıyor. Haberlere yürek dayanmıyor. Terör örgütünü bilerek isteyerek besleyenlerin küstah konuşmaları içimizdeki öfkeyi daha da büyütüyor. Ama kim ne derse desin ateş düştüğü yeri yakıyor. Biz böyleysek o Şehit Mehmetçiklerin evleri ne durumda? Allah ailelerine, yakınlarına sabır versin. Onlar, ulaşılabilecek en yüksek mertebede "ŞEHİT"lik mertebesindeler. Tek teselli de bu zaten. Mekanları cennet olsun...

Cuma, Ekim 19, 2007

MİNİK ELLER MUTFAKTA


Ayın ikinci etkinliği Sevgili Selen'in evsahipliğiyle "Minik Eller Mutfakta". Selen'in böyle bir konu seçmesi hiçbirimizi şaşırtmadı çünkü zaten bu konularda hepimize fikir veren çalışmalar yapıyor. Ona hem bu çalışmaları, hem de etkinlik evsahipliği için teşekkür ediyor, kolay gelsin diyorum.

Etkinliğe katılmak için az zamanım kaldığı için, çocuklarla yapılacak en güzel tarifin kurabiye olacağını düşündüm. En beceriksiz olduğum konu kurabiyelerdir. Ben de Sevgili Devletşah'ın her yeni sayısına bakarken tekrar hayran kaldığım dergisi Yemekname' ye başvurdum. Ve oradaki kurabiye tarifini cevizli ve nesquikli olarak iki ayrı çeşitte hazırladım, daha doğrusu evimin beter böceği miniğimle hazırladık. Tarif yemeknamenin ilk sayısında yani Ağustos 2007 sayısında.

Bu etkinliklere vesile olan Sevgili Yaman Ayşe'ye ve evsahibimiz Sevgili Selen'e, çok teşekkürler. Selen'ciğim sayende pek de yapmadığım, yapmadığım için de pişmanlık duyduğum bir şeyi yapma şansını yakaladım. Miniğim nasıl keyiflendi anlatamam. Her işi bitirdiğimizde kalıplarla kule bile yaptı. Bundan sonra titizliği bırakıp bunu sık sık yapacağım.

Çektiğim fotoğrafların hiç birine kıyamadığım için kolaj yapıp yayınladım. Bu arada gecikeceğim paniği ile yazımı kurabiyeler fırındayken hazırladım. Fırın sonrası fotoğraflarını ekleyemedim.

Hepimize iyi haftasonları olsun:)

Pazar, Ekim 14, 2007

BAYRAMDA ÇANDARLI' DAN MANZARALAR

Bayramın ikinci günü Çandarlı' da ikinci baharlarını yaşayan en büyük teyzemlerin yanına gittik. Uzun yıllar Almanya' da çalıştılar. 3 çocuk büyüttüler, okuttular, evlendirdiler ve Almanya dönüşü uzunca bir süre yaşadıkları İstanbul' dan ayrılarak Çandarlı' ya yerleştiler.

Aslında Çandarlı ile ilk tanışmaları hala Almanya' da yaşayan ve Siemens de Makine Mühendisi olarak çalışan oğullarının yaptırdığı yazlığa gidip gelmeleri ile başladı. O kadar sevdiler ki burayı kendilerine Çandarlı' nın içinden bir ev alıp kışları da orada oturmaya başladılar.




Bu evde kışın oturuyorlar. Yazları ise o muheteşem manzaralı yazlığa geçiyorlar ama kışın oturdukları evin hemen önü de plaj. Yukarıdaki fotoğraf o plajdan:) Fotoğraftakiler de benim güzel prensesim ve evimin beter böceği miniğim.



Yazlığa gittiğimizde etrafı gezerken dikkatimi ilk çeken şey asma dallarına asılan torbalar oldu. Eniştem bu torbalara yaş üzümleri koyup, ağızlarını büzdürüp kapattıkları torbalarla astıklarını ve kış ortasında taze üzüm yiyebildiklerini söyleyip, yağmurun serinlettiği kışı andıran sonbahar mevsiminde yedirdi bizlere. Eğer kışın ortasında da bu lezzette oluyorsa, harika, enfes,nefis...





Bu da teyzemin dağlar kızı reyhanı. Yazlıklar konum itibariyle tam da dağa yapıldığı için saksıda da olsa dağların kızı reyhan:))

İşte böyle bir manzarası var yazlıkların. Kademe kademe yapılan evler arasında teyzemlerin ki en üstten ikinci sırada yani kuş bakışı bir görüntüsü var. Ve manzara abartısız tam 180 derece deniz:) Tam bana göre.


Ben fotoğrafları çekerken manzaranın tümünü bir defada gösteremeyeceğim için parça parça bunu sağlamaya çalıştım ve o kadar çok fotoğraf çektim ki. Hava kapalı olduğu için istediğim renkleri yakalayamasam da, yağmura hasret kaldığımız için grilik bile hoşumuza gitti.


Cep telefonları Yunanistan şebekelerini çekince kapatmak zorunda kaldık. Evin varendasındaki barbeküde köftelerimizi ızgara yaparken, ben hayatımda ilk defa her aşamasını kendim yaptığım çiğ köfteyi hazırlamakla meşgul oldum. Teyzem de eniştemin bir gün önce tuttuğu balıkları unlayıp tava yaptı. Annemin bayram için yaptığı sarma, mevsim salata, kavun, peynir de eklendi bunlara ve bu manzara eşiliğinde harika bir yemek yedik.


Posted by Picasa

Gördüğüm en güzel manzaraya sahip yazlıklar. Evet denize ulaşımları biraz zor ama bence değer.

Manzara o kadar açık ki ne tarafa bakacağını şaşırıyor insan ve inanın doyamıyor. Bir de benim gibi bir deniz aşığı için harikulade:)


Özellikle alttaki fotoğrafın olduğu kısım o kadar hoşuma gitti ki. Hava kapalı olduğu için fotoğrafta tam yansıtamasam da müthişti. Yeşille mavinin kucaklaşması tam da böyle olsa gerek.

Posted by Picasa


Evden aşağıya doğru iniyoruz. Birazdan hiç değilse ayaklarım dizlerime kadar denizle buluşacak:) Ben ayakkabılarım elimde sahilde yürürken denize girmiş bir hanım gördüm ve ne iyi etmişsiniz girmekle dedim. O da "sabahtan beri yukarıdan seyrettik, dayanamadım" dedi. Sonuçta toplamda 3-4 kişi vardı denize giren. Ben hazırlıksızdım maalesef çünkü aylardır yağmayan yağmur bugün yağdı İzmir' e ve havayı da serinletti.

Posted by Picasa

Burası Çandarlı' nın içindeki plajın bir kısmı.



Buluttaki görüntüye dikkat!!

Posted by Picasa

Salı, Ekim 09, 2007

Bloglardan Denemeler : MÜRDÜM ERİKLİ KEK


Geçen cuma Sevgili Münevver Abla' nın sayfasına gidip keki gördüğümde ve tarifi okuduğumda kafama koymuştum haftasonu yapmayı. Ama Şef (sevgili eşim), bu bolca kek, börek yapma durumumdan pek memnun değil. "Yapıyorsun, yapıyorsun bize kilo aldırıyorsun" diyor. Ama Münevver Abla'cığıma yazdığım yoruma verdiği cevapta söylediği gibi evde çocuklar var, yapmak lazım! Eeeee yapmışken biz de yeriz tabii:))


Keki yaptığım akşam soğuduktan sonra iftar sonrası annemlere götürdüm 3 büyük dilim. Eve döndükten sonra sütlü kahve eşliğinde ikram ettim Şef e ve güzel prensesime. Miniğim annanesinde kaldı çünkü:) Bayıldılar ben zaten taa yaparken, pişerken bayılmıştım. Çok güzel bir kek. Kesinlikle denemelisiniz, tarif burada.

Pazartesi, Ekim 08, 2007

Bin Aydan Hayırlı Kadir Geceniz Mubarek Olsun !!!


Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır:


"Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar." (Kadir Suresi )


Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyuruyor:
"Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır."

"Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır."


Müminlerin annesi Hz.Aişe (r.a.) şöyle diyor :


-Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi'ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim?

Şöyle buyurdu:

- Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni. (Allah'ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.)

Bilgiler biriz.biz sitesinden, fotoğraf ise ramazanrehberi adlı siteden alınmıştır.

Bu geceyi "bin aydan daha hayırlı" olacak şekilde yaşayabilmek dileğiyle...

Cuma, Ekim 05, 2007

REVANİ


Hemen hepimizin benzer tariflerle yaptığı bir tatlı revani. Ama ben bilenlere bir hatırlatma ve isteyenlere de tarif olsun istedim sayfamda:)


Malzemeler :

3 yumurta

2 su bardağı un

1 su bardağı irmik

1 su bardağı yoğurt

1 su bardağı toz şeker

1 su bardağından 2 parmak eksik sıvıyağ

1 paket kabartma tozu

Şurubu İçin:

5 su bardağı su

6 su bardağı şeker

1/2 limon suyu

Yapılışı :

Yumurta ile şeker çırpıldıktan sonra, yoğurt, yağ, irmik, un ve kabartma tozu ilave edilir. Yağlanmış büyük boy bir borcamda, önceden 170 dereceye ısıtılmış fırında, üzeri kızarana kadar pişirilir. Şurubu için şekerli su kaynadıktan sonra, limon ilave edilip altı kapatılır. Revani soğuk, şurup sıcak olacak şekilde üzerine dökülür. Üzerini istediğiniz gibi süsleyebilirsiniz. Ben hindistancevizini tercih ettim.

Onbir ayın sultanı, mübarek Ramazan Ayı' nın sonlarına yaklaştığımız bu günlerde Allah'tan diliyorum ki; sofralarımızın bereketi, ağzımızın tadı eksilmesin...

Çarşamba, Ekim 03, 2007

MİM 187/1 !

Sevgili Meral sobelemiş beni. Teşekkürler Meral'ciğim. Kitap konulu bir mim' de, hem de senin tarafından sobelenmek mutlu etti ve heyecanlandırdı beni.



Sevgili Lyn' in başlattığı bir mim bu ve kuralları aynen şöyle:



1. Yanınızdaki en yakın kitabı alın.

2. Kitabın 187. sayfasını çevirin. (Kitabın sayfa sayısı 187’den büyük olmalı!)

3. 1. cümleyi bulun.

4. O cümleyi blogunuzda postalayın.

5. Bu dediklerimi lütfen en yakınınızdaki kitap üzerinde gerçekleştirin, favori ya da “cool” olduğunu düşündüğünüz bir kitap için değil.



Ben de şu anda işyerinde ve öğle tatilindeyim. Yanımda iş arkadaşlarımın birinden aldığım bir kitap var. Kitabı henüz okumadım. Aldığım arkadaşım zar zor okuduğunu söyledi. Kitabı internetten araştırdım ve kitapla ilgili görüşlerin çok farklılık gösterdiğini gördüm.



En yakınımdaki kitap; en beğendiğim yada en ilginç bulduğum değil: Altın Kitaplar'dan çıkan Ian Caldwell ve Dustin Thomason adlı yazarlara ait kitabın adı : 4' ün kuralı ve 187/1 :

"O konuşurken omzunun üzerinden camdan dışarı baktığımı ve manzara değişiyormuş gibi hissedişimi hatırlıyorum"



Ben de Sevgili Pınar, Sevgili Münevver, Sevgili Hande ve Sevgili Tijen' i sobeliyorum. Tabii vakitleri olursa ve katılmak isterlerse:)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...