Salı, Temmuz 31, 2007

TOKAT YÖRESİNE AİT BİR TARİF "BAT"



Rahmetli babamın öğretmen olması nedeniyle küçüklüğümde Tokat'ın Niksar ilçesinde de yaşadık bir süre. İlkokula 1 yaş önceden orada başladım. Ve ilköğretmenim sayesinde okuma sevgisini yine orada kazandım. Allah ondan ve özveri ile çalışan bütün öğretmenlerden razı olsun. Çok zor ve meşakkatli bir meslek. Neyse konuyu dağıtmayalım:) Tokat'ın Niksar ilçesinde yaşarken annemim oraya özgü öğrendiği tarifler arasında "BAT" da vardı. Tarifin ismi bat yada bad olarak söylenebiliyor. Taze veya salamura asma yaprağı ile yenen bu tarifi özledikçe yaparız biz. Geçtiğimiz pazar da yaptık, yedik. Ama ben sizinle bir önceki yaptığımız bat ın fotoğrafını paylaşacağım. Tarifte olmasına rağmen o gün cevizimiz olmadığı için fotoğraftakinde ceviz yok. Ben böyle bile bayılıyorum ama siz ceviz koyarsanız daha da çok seveceğinize eminim. İçindeki yeşil mercimek nedeniyle kansızlığa iyi geldiğine inanılıyor. Mercimeğin protein değerini hepimiz biliyoruz zaten.

Malzemeler :

2 su bardağı yeşil mercimek
1 su bardağından 1 parmak eksik ince bulgur
1 adet kuru soğan
2 adet domates
2 adet sivri yeşil biber
1/2 demet maydanoz, dereotu
Varsa 1/2 demet nane veya 1 tatlı kaşığı kuru nane
Tuz, kırmızı biber, kırmızı pul biber, reyhan
1 adet limon suyu
1 yemek kaşığı nar ekşisi
1 yemek kaşığı biber veya domates salçası
1/2 su bardağı iri dövülmüş ceviz



Yapılışı :

Mercimekleri üzerine çıkacak kadar su koyarak pişirelim. Aynı suya ince bulguru, salçayı ilave edelim. Küçük küçük doğradığımız, domates, kuru soğan, yeşil biber, maydanoz, dereotu, nane ve tuz ile birlikte diğer baharatları ilave edelim. Sevdiğimiz ekşilik derecesine göre kontrol ederek limon ve nar ekşisini de koyalım. Suyu fazla olmayacak ama hafif sulu bir karışım olacak. Yeşil mercimeğin suyu genelde yetiyor ama çok susuz kalmış gibi olursa kaynamış ılımış su ilavesi yapabilirsiniz. Tabii tuz ve baharatları da ağız tadınıza göre ayarlayabilirsiniz. En son cevizini karıştıralım ve asma yaprağı ile birlikte servis edelim. Asma yaprağına sarılarak yendiğinde enfes oluyor. Soğuk yendiği için yaza çok uygun. Mutlaka deneyin derim ben:)

Çarşamba, Temmuz 25, 2007

İSİMSİZ PASTA


Pasta niye isimsiz? Çünkü küçüklüğümde dayımın eşinin yaptığı, bizim de bayılarak yediğimiz ama ismini bilmediğimiz pasta. Aslında parfe demek daha doğru olur. Rahmetli babamın öğretmen olması dolayısiyle uzun yıllar memleketimizden yani Sivas'tan uzaklarda yaşadık. Yazları tatile giderdik ve ben kaldığımız süre içerisinde akrabalarımızın evlerinde kalmaktan onlarla beraber olmaktan çok mutlu olurdum. Hem o yıllarda yaz tatili için gittiğimiz zamanlarda hem de sonraki yıllarda Sivas'ta yaşadığımız zamanlarda yengem bu pastayı sık sık yapardı bizlere. Soğumasını ve biraz da donmasını zar zor bekler, yemek için sabırsızlanırdık. Blog arkadaşlarımın bana geldiği gün kızkardeşim yapıp getirdi ve ben de ikram ettim Sevgili Nilay ve Sevgili Gülenay' a ;)) Yaz günleri için çok uygun olduğunu düşündüğüm bu tarifi sizlerle paylaşmak istedim.
.
Malzemeler :
.
1 kg süt
3 yemek kaşığı un
3 yemek kaşığı buğday nişastası
8 yemek kaşığı şeker
1 yumurta
1 paket vanilya
125 gr margarin
1 paket kakaolu piknik bisküvi
150-200 gr sade dondurma ( Konmasa da olabilir )
.
Yapılışı:
.
Süt, un, nişasta, şeker ve yumurta karıştırılarak muhallebi kıvamında pişirilir. Vanilya eklenir. Ocağın altı kapatıldıktan sonra margarin eklenerek mikserle çırpılır. Ilındığında sade dondurma eklenir ve iyice karıştırılır. Kakaolu bisküviler küçük küçük kırılarak muhallebiye eklenir. Hafifçe ıslatılan veya streç film serilen kalıba boşaltılır ve biraz donması için buzdolabına konur. Donunca kalıbından çıkarılarak, dilimler halinde soğuk soğuk ikram edilir.
.
Hepimize mutlu, huzurlu, sağlıklı ve biraz nefes alabileceğimiz serin günler diliyorum...

Perşembe, Temmuz 19, 2007

REGAİB KANDİLİ


Bu gece Regaib Kandili. Bu mübarek gün ile ilgili birtakım bilgiler vermek istedim. Ve aşağıdaki bilgileri islamiyet.gen.tr sitesinden aldım.

Hepinizin bu mübarek gecesi hayırlı olsun ve Allah'ım hepimize bu gecenin kıymetini bilerek geçirmemizi nasip etsin.

Regaib Gecesi

Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur’an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe istiğfar eder. Perşembe günü oruç tutup, gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir.

Peygamberimiz (a.s.m)’ ın Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam, muhteşem sevabları var.

Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı şarıl, gürül gürül döküldüğü ay demek... Sabbe, Arapçada dökmek demek... Nehrin de böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten... Receb-ül esabb; Allah'ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir.

Arifler ve din alimleri kitaplarında yazmışlar ki, bu ay ekim, ekme, ziraat ayıdır. Sevaplı işler, oruç tutmak, tevbe etmek vs. güzel şeyler yapılır. Bir mahsulün ekilmesi gibi ziraat, ekim ayıdır. Şa'ban bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır, yâni mahsulün alındığı aydır demişler. Demek ki Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir mevsimin ilk adımı olmuş oluyor.

Onun için, "Receb ayı tevbe ayıdır." demişler. Yâni kul ne yapacak?.. "Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmişim, bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet..." diyerek hatâsını itiraf edip, hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk'ın yoluna girecek.

Şa'ban ayı ibadetlere devam etme ayıdır. Ramazan da mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle çeşitli kelimelerle bu ayların birbirleriyle irtibatlı olduğu beyan edilmiştir.

Receb Ayı ve Regaib Gecesi ile İlgili Hadis-i Şerifler:

• Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder. [Gunye]

• Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Receb’in hepsini tutmuş gibi sevap verilir. [Miftah-ül-cenne]

• Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez. Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi.) [İbn-i Asâkir]

• “Receb-i Şerîf’in birinci gününde oruç tutmak üç senelik, ikinci günü oruçlu olmak iki senelik ve yine üçüncü günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.” buyuruyorlar. (Camiu-s sağir)

"Allahım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)


Bu gün aynı zamanda bizim evliliğimizin 16 yılını bitirip 17. yıla girdiğimiz gün. İnanın hiç 16 yıl olmuş gibi gelmiyor. Zaman çok çabuk geçiyor. Dileğim çok sevdiğim aşkım ile beraber, çocuklarımızı hayırlı birer evlat olarak yetiştirip, birlikte yaşlanmamız. Allah kimseyi sevdiklerinden ayırmasın. Burdan eskilerin tabiri ile evimizin direği Şef' e Aşkımmmm seni çok seviyorum iyi ki seninle evlenmişim diye sesleniyorum izninizle :))

Çarşamba, Temmuz 11, 2007

Bu Kadın’ın selüliti yok!



Bazen bazı şeyler çok heyecanlandırır beni. Ve beni heyecanlandıran bu şeyi paylaşmak isterim, sabırsızlanırım kabıma sığamam. Bu sabah internetten okuduğum bir yazı da heyecanlandırdı beni. Okuyun bakın siz de benim gibi düşüneceksiniz eminim. Tabii yazıdan sayfamda bahsedebilmek için yazının sahibinden yani Sevgili Yonca Tokbaş'dan ve yazıya eşlik eden o muhteşem çizimin sahibi hepimizin yakından tanıdığı Sevgili Pino'dan (Yonca Hanım vasıtasıyla) izin aldım. Sağolsunlar bahsetmemden mutluluk duyacaklarını ilettiler bana. Basmakalıp yazılardan, aynı konuların hep aynı şekilde yazılmasından sıkılmış birisi olarak sabah sabah yüzümde kocaman bir gülümseme yaratan bu yazı ve yazının ruhunu yansıtan güzel çizimden dolayı emeği geçenlere yani Sevgili Yonca'ya ve Sevgili Pino'ya ellerinize, yüreğinize sağlık diyor ve teşekkür ediyorum. Hadi vaktiniz varsa yazıyı okumaya....:)) Şimdi vaktiniz yoksa da ilk fırsatta okuyun lütfen. Çok güzel çookkk!!!
.
.


Güzel ülkemizde bu güzelliklere yaraşır daha mutlu günlere...

Cuma, Temmuz 06, 2007

MİRİK KÖFTESİ (TÜRK GECESİ ETKİNLİĞİ)

Bugünlerde hem sıcaktan, hem de Şef ve Güzel Prensesim tatilde olduklarından özel bir tarif için mutfağa girmiyorum. En son Sevgili Pastacı Burcu'nun Newyorker tarzı cheescake ini denedim. Nedense evdekilere beğendiremedim. Ama ben çok severek yedim. Sadece görüntüsü Sevgili Burcu'nunki kadar güzel olmadı. Bunda cheescake konusundaki acemiliğimin ve kalıbı büyük kullanmamın etkisi oldu sanırım.

Bugünkü tarif anneciğime ait. Tüm anneler gibi çok güzel yemek yapar ve birçok tarif bilir benim annem de:) Rahmetli babacığımın mesleği dolayısiyle birçok il, ilçe gezdik. Annem, yaşadığımız heryerde de yeni yeni tarifler ekledi arşivine. Ve ben de sayfam annemin tarifleri açısından bana ve ileride de kızlarıma güzel bir arşiv olsun istiyorum.

MİRİK KÖFTESİ


Malzemeler :

3 su bardağı ince bulgur
1/2 su bardağı irmik
1 yumurta
1 çay bardağı un
Tuz
Su
2 su bardağı yeşil mercimek
1 kase yoğurt
3 diş sarmısak
3 kaşık tereyağ
Toz kırmızı biber

Yapılışı :

Bulgur, irmik, un, tuz, yumurta birlikte su yardımı ile iyice yoğurulur. Bilye büyüklüğünde parçalar yuvarlanır. Yeşil mercimek ayrı bir yerde haşlanır. Yuvarlanan köftelerle birlikte de pişirilir. Üzerine sarmısaklı yoğurt ve kızdırılmış tereyağına eklenmiş toz kırmızı biberli sos dökülür. Sıcak sıcak servis yapılır.


Bulgurlu köfteleri yaz günlerine çok yakıştırıyorum. Nisbeten hafif yemekler arasına giriyor bence. Bu sıcaklarda doktorların uyarılarına kulak verip, çok dikkatli olmalıyız. Yediklerimize dikkat etmek de bu uyarıların içinde yer alıyor biliyorsunuz. Değişik bir akşam yemeği istiyorsanız, bu tarifi tavsiye ediyorum.

Anneciğime tarif için buradan da çok teşekkür ediyor, Allah'tan ona sağlık diliyorum. Şef'i ve Güzel Prensesimi de çok özlediğimi söylemek isterim. Sağ-salim dönsünler inşaallah.

Hepimize mutlu, huzurlu, sağlıklı ve bol keyifli bir haftasonu diliyorum... :))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...